24 Şubat 2011 Perşembe

Ciddi dusunmek mi? Daha neler.


Uzun suredir gormedigim bir arkadasim yazmis facebook'tan. Iyiymis, hosmus, sukelaymis ve en onemlisi sevgilisiyle ciddi dusunuyormus. Dusunmesen sasardim zaten. Ciddi dusunmek ne len? Evlenecegiz barklanacagiz noktasinda bir dusunme hali olsa gerek. Evet uzerine ciddi ciddi dusunulmesi gereken bir hadise fakat burada kastedilen o degil tabi ki. Burada kastedilen ''gonul eglendirmiyoruz yapragam'' gibi bir durum. ''Iyi aferin, simdi gozume girdin. Benden sana on puan'' mi diycem, ne diycem?

Bunun bir ust versiyonu da ''seviyeli bir iliskimiz var'' modelidir. Seviyeli iliski nasil olur? Onu da bilen beri gelsin, anlatsin. Misal benim ilkokulda hoslandigim bir cocuk vardi. Sacimi cekerdi, ben de ona dil cikarirdim. Bu suphesiz seviyesiz bir iliskiydi. Cocukluk arkadaslarimdan biri lisede ciktigi cocuktan bahsederken sadece yanagimdan opturdum diyordu. Hah, bak iste o seviyeli bir iliski olsa gerek.


Tovbe estagfurullah.

Resim: Bu durumun sadece bizde degil gevurda da oldugunun nisanesi. Seriously asking, wat iz diz?

Not: Pek yakinda Hurrem yazilarimla da karsinizda olacagim.
Rumuz: Kuzeyguney the Magnificent

14 Şubat 2011 Pazartesi

Ruyamda maymundan laf yedim


Evet dogru duydun. Ruyamda maymundan laf yedim. Ustelik altta kaldim, tekrar cevap veremedim. Ama bunun birkac nedeni var. Birinci neden ruyayi sabah karsi gormus olmam. Yani lafi yer yemez ''allam yaleppim bu eziyet burda bitsin'' diyip uyanmis olmaliyim. Ikinci neden bana laf sokan hayvanin maymun olmasi. Zira sevgili lokum okur, ben maymundan cok tirsarim. Bir yilandan bir de maymundan odum kopar. Neden diycen, cok basit: bize benzedikleri icin. Bir tek konusamiyorlar ki yakinda gozumuzun onunde evrimlesip onu da yapar bunlar. Maymunlar Cehennemi filmi bosuna mi cekildi olm? Uzayli tehlikesi, global warming falan bos isler. Esas maymundan tirsican da anlatamiyorum kitlelere.

Ruyam cok kisa. Hemen anlatayim. Ben bir evin terasinda gunese nazir dinleniyorum. Bir tropik esinti, tatli bir yaz sonu havasi. Terasta bir agac varmis, yerler de cim kapli zaten (Yuce Rabbim ruyalarda olmayacak seyleri oldurur malum, o nedenle bu kisimlari cok sorgulamiyoruz). Agaca bakarken bir de ne goreyim? Maymunun biri o dal senin bu dal benim costurmus, oradan oraya atliyor, hopluyor, zipliyor ve mutemadiyen asagilara dogru iniyor. Yuregim agzimda 'pismillaaa' diyorum, 'bu simdi yanima kadar iner de benlen yuz goz olursa bittik'. (Evet bir de bu ozelliklerini sevmem maymunlarin, cok yavsak hayvanlar. Kirk yillik kankaymissiniz gibi gelirler omzunuza falan cikarlar. Bunlarin en efendileri gorilla'dir. O da cok afedersin okuz gibi bir sey oldugu icin kendisiyle dirsek temasini korumakta fayda vardir). Neyse efendim, maymun geliyor geliyor tam benim onumdeki dala kolunu bacagini dolayip bir bana bir de masanin ustundeki meyvelere bakmaya basliyor. 'Herhalde karni ac, muz yok ama musmula var. Dur ben suna musmula atayim, belki onu yiyince gider' diyip tabaktan aldigim en olmus en guzel musmulayi maymuna firlatiyorum. Maymun musmulaya donup bakmiyor bile, hop hop hoppidik yaparak tam karsimdaki sandalyeye tunuyor. O sirada bende atan uc bucugun haddi hesabi yok tahmin edersiniz. Hayvan da dikmis gozlerini bakiyor ve 'Musmulayi hic sevmem' diyor. Ben maymunun konusmasindan ve karsima gecip efendi efendi oturmasindan etkilenmis olacagim ki soyle diyorum: 'Ay inanmiyorum, konusabiliyorsunuz. Bugune kadar gordugum en insana benzeyen maymun sizsiniz'. Fakat sevgili okur, bu cumlenin aramizdaki buzlari eritecegini, maymunla guzel yarinlara yelken acacagimizi dusunerek ne buyuk aptallik etmisim? Zira maymun bana aynen soyle diyor: 'Bugune kadar gordugum en maymuna benzeyen insan da sizsiniz'.

Lafi gedigine oturtan bu maymun arkadas geldigi gibi zip zip artistik hareketler yaparak gozden kayboluyor. Ben de sandalyeme buzusup dusunuyorum: Maymun beni madara etti len. Maymun len, bildigin maymun... Iste 'maymun len, maymun. Monkey donkey, what about musmula' derken uyanmisim cok sukur.
Bu ruyayi ben kibirli ve kendini buyuk goren insanlarin sonu aha boyle olur diye yorumladim, ama kicim acikta kalmis seklinde yorumlamak daha isabetli olabilir:)
Muhabbetle...

10 Şubat 2011 Perşembe

Bugun


Londra saganak yagasli, 11 derece
Moskova karli buzlu, -10 derece
Tokyo bulutlu, 3 derece
Porto gunesli, 17 derece, biraz nemli
Izmir 11 derece, gunesli
Shangai 5 derece, hafif yagmurlu
Calgary az bulutlu, 5 derece, gun icinde en dusuk -2, en yuksek 7 derece
Ankara 3 derece, pek az bulutlu
Kuala Lumpur 33 derece ve yine de az biraz bulutlu- ki serinletir, bulut sicakta iyidir.
Glascow 2 derece, acik, % 93 nem orani ilen hem soguk hem isiran bir hava
Reykjavik 3 derece, yagmurlu
New Orleans 3 derece, parcali bulutlu
Melbourne 27 derece, acik ve parlak bir gokyuzu
Erbil 12 derece, gunesli
Istanbul 9 derece, apacik
Norfolk -1 derece bulutlu, hafif kar atistirmali gecistirmeli
Groningen 3 derece, bulutlu. Ayni Ankara, Tokyo ve New Orleans gibi.
B. cogunlukla gunesli, 37 derece (genel), 27 derece (eller ayaklar)


Fotograf: Ulen bu da hava durumu sunuyor, ben de sunuyorum. Ama nedense ayni etkiyi yaratamadigimi dusunuyorum. Hayir simdi sak diye fotografimi cekip suraya koysam yine olmaz. Kot pantelon, bol hirka ve cizmeden olusan spor formatimi yiyeyim, sana bir sey olmasin sevgili olur.

9 Şubat 2011 Çarşamba

''Haydi hep beraber bilekleri dik keselim'' hissiyati uyandiran sarkimiz asagidadir.


Parcamizin adi : The Waiter #2.
Cok yakinda ''Haydi piste. Biz biliyoruz da mi oynuyoruz?'' hissiyati uyandiran parcalarla karsinizda olacagim.
Simdilik operim beybi.