
Sevgili Kaan,
Seni bir konserde dinlemek henüz nasip, kısmet, mümkün olmadı. Bir keresinde ODTÜ'ye geldiydiniz ama pahalıya geldiydiniz. Benim de bursum daha yatmamıştı o vakit, stadyumun berisinden azicik dinlediydim. Fakat adidas eşofman altını göremediydim o mesafeden. Ne isterdim halbuse seni görmeyi. Hele bi de dizleri çıkmışsa o eşofman altının....dayanamam sarılırm. Öyle de bir insanım.
Ben senin bu gruba neden Duman adını verdiğini de Hollanda'ya gelince anladım desem? O kadar gudikmişim, düşün yani. Fotoğraflarda gözlerinin altı hep torba torba. Sadece içkiden sanırdım. O kadar mı naifmişim? Belki de.
Ben seni "denizler aştım geliyorum / bilirsin derdim seninle" ile tanıdım. O zaman nasıl küçüktüm. İki arkadaşım vardı, yeni sevgili olmuşlar...hep onlarla gezerdim. Limon'a gitmiştik. Ankara'nın bir zamanında, en meşhur bar. Orda bu şarkıyı söylemişti erkek olan kıza...Nasıl mutlu...Nasıl güzel. Şimdi ayrılar Kaan.
Sonra birine aşık oldum. Seneler önce. Ahir zaman. Günlerce sen "öyle yürekten seviyorsan aklı başından atacaksın" dedin bana. Peki dedim. Aklı başımdan attım. İyi oldu. Sonra kötü. Ayrıldık.
Canın sağolsun.
Duydum ki evleniyormuşsun Kaan. Ne güzel :) O güzel kızla evlenmene sevindim. Yakışırrrrrr. Hem bi de senin milletin sağda solda "Kaan motorla evleniyormuş" demesine kulak asmamana daha çok sevindim. Herkes senin gibi olsa, herkes onun gibi olsa....Biraz. Herkes kendi olsa ve kimse kimseyi yargılamasa.
Bu ara en çok "haykırmak için kudretin senin olsun / kudurmak için şöhretin de olsun /saldırmak için servetin senin olsun / yalvarmak için Allah'ın senin olsun" u söylüyorsun bana. Eyvallah.
Kaan, ben seni biraz Orhan Baba'yı sevdiğim gibi sevdim. Harbi adamsın diye. Harbi ol, delikanlı ol, ciğerimi ye. Herkes, ben dahil, biraz öyle olsak.
Olamıyoruz.
Düğün hediyesi olaraktan Hollanda'ya gel, duman'ın benden.
Resim: Yirim.
Seni bir konserde dinlemek henüz nasip, kısmet, mümkün olmadı. Bir keresinde ODTÜ'ye geldiydiniz ama pahalıya geldiydiniz. Benim de bursum daha yatmamıştı o vakit, stadyumun berisinden azicik dinlediydim. Fakat adidas eşofman altını göremediydim o mesafeden. Ne isterdim halbuse seni görmeyi. Hele bi de dizleri çıkmışsa o eşofman altının....dayanamam sarılırm. Öyle de bir insanım.
Ben senin bu gruba neden Duman adını verdiğini de Hollanda'ya gelince anladım desem? O kadar gudikmişim, düşün yani. Fotoğraflarda gözlerinin altı hep torba torba. Sadece içkiden sanırdım. O kadar mı naifmişim? Belki de.
Ben seni "denizler aştım geliyorum / bilirsin derdim seninle" ile tanıdım. O zaman nasıl küçüktüm. İki arkadaşım vardı, yeni sevgili olmuşlar...hep onlarla gezerdim. Limon'a gitmiştik. Ankara'nın bir zamanında, en meşhur bar. Orda bu şarkıyı söylemişti erkek olan kıza...Nasıl mutlu...Nasıl güzel. Şimdi ayrılar Kaan.
Sonra birine aşık oldum. Seneler önce. Ahir zaman. Günlerce sen "öyle yürekten seviyorsan aklı başından atacaksın" dedin bana. Peki dedim. Aklı başımdan attım. İyi oldu. Sonra kötü. Ayrıldık.
Canın sağolsun.
Duydum ki evleniyormuşsun Kaan. Ne güzel :) O güzel kızla evlenmene sevindim. Yakışırrrrrr. Hem bi de senin milletin sağda solda "Kaan motorla evleniyormuş" demesine kulak asmamana daha çok sevindim. Herkes senin gibi olsa, herkes onun gibi olsa....Biraz. Herkes kendi olsa ve kimse kimseyi yargılamasa.
Bu ara en çok "haykırmak için kudretin senin olsun / kudurmak için şöhretin de olsun /saldırmak için servetin senin olsun / yalvarmak için Allah'ın senin olsun" u söylüyorsun bana. Eyvallah.
Kaan, ben seni biraz Orhan Baba'yı sevdiğim gibi sevdim. Harbi adamsın diye. Harbi ol, delikanlı ol, ciğerimi ye. Herkes, ben dahil, biraz öyle olsak.
Olamıyoruz.
Düğün hediyesi olaraktan Hollanda'ya gel, duman'ın benden.
Resim: Yirim.



.jpg)











