15 Mart 2010 Pazartesi

Osmanli Donemi Berfu'su


Şeker Ahmet Paşa'nin adini da boylece ogrenmis oldum. Boylece derken, soylece. Dur anlatayim. Bir habere denk geldim, Pasanin 'İznik Tabakta İncirler, Yıldız Vazoda Güller, Gümüş Kasede Meyveler' adli tablosunun bir muzayedede 2 milyon TL'ye alici bulacagi bekleniyor diye. Isimlere merakim pek coktur; Seker Ahmet Pasa isminin sevimliliginden sonra tablonun o uzun ismi de vurdu beni. Nihayet arastirdim buldum, su yukardaki resimmis. Hakikaten de iznik tabakta incirler, yildiz vazoda guller, gumus kasade de meyveler var. Sekil-1a. Adam dosdogru soylemis iste, afili isim vericem diye ugrasmamis. Benden bu anlamda da kendisine bir tam puan. Gerci oleli 100 sene oluyor, tam puani ne yapacak? O zaman benden kendisine uc gulfalla bir elham. Hah, bu oldu bak.

Tabloyu 500 bin'di, 1 milyondu derken 1.5'a yakin bir fiyata Besiktas'in baskaninin babasina okutmuslar. Olm biz de Besiktasliyiz babadan, ama maksimum ikinci el tukkanlarindan porselen filcan alabiliyoruz :/ Ben istemem mi babamla gidelim, muzayedelere katilalim, Osmanli isi yakutlu ibriklere bir servet odeyip cikalim? Istemem. Istemem yan cebime koy gerci, ama yok, yine de istemem. Hem o ibrik bizim evin salonunda at s.kinde kelebek gibi kalir yemin ediyorum:) N'apcak annem onu ayol, orta sehpanin ustune mi koyacak?

Bu Seker Pasa'yla birlikte iki ettiler.
Iki eden ne?
Osmanli donemi ressamlari. Digeri malumunuz, neydi adi, Osman Hamdi Bey. Kaplumbaga Terbiyecisi.

Ben de Osmanli doneminde yasamis olsaydim acaba ismim ne olurdu? Dududil Berfu Hanim? Sarisicak Berfu Sultan? Hatirsinas Berfu Kisisi? Raziye?

Muhtemelen Raziye olurdu. Kendimizi kandirmayalim. Ben sarayli marayli olmazdim aga. Hem saray sıkıcı, n'apcan orda? En hareketli yer harem, orda da hep kadin hep kadin, fenalik basar, dedikodudan basi doner insanin. Padisahin gozdesi olsan bir dert; hergun bugun beni kim zehirleyecek diye bir diken ustu olmalar, gozdesi olmasan ayri bir dert, bir kosede unutul git.
Raziye olmak daha mutlu ederdi beni. Saraya inen yokuslardan birinde, Ihsan Oktay Anar kitaplarindan cikma bir mahallede yasiyor olurdum. Kontantiniye'nin en tatli Rum meyhanecisi, uzun boylu ve hafif gobekli, yanik tenli yanik sesli kocam Kostas'a yardim etmek icin hergun zeytinyagli mezeler hazirlar, bos zamanlarimda da mahalleli kadinlarin falina bakardim. Gul gibi gecinip giderdik. Bu mutluluk tablosunun ismini de 'Bakir tabakta Raziye'nin baklali enginari, Testide Kostas'in ada sarabi ' koyardik. Hmppppp. Yanlis zamanda dogmus olmak ne aci!

2 yorum:

Serendipity dedi ki...

Berfu beaaa. O dönemin kadınlarına ne gibi haklar tanınıyordu, tanınıyor muydu? bilemiyorum. Ama benden ressam falan olmazdı. Senin meyhanede şarkı söyleyen kadın olurdum ben. Şöyle geniş kalçalı. Gür kıvırcık saçlı. Koca memeli... Herşeyin tersinden yani!(İkinci kez bir yoruma meme yazıyorum psikolokum. Hastta mıyım neyim?)
Sevgiyle... Öperim!

KuzeyGüney dedi ki...

Canım senin sesin billur gibi zaten, tam yaklışırdı bizim meyhaneye:) Koca memeli koca götlü kısmı pek mümkün ddil ama olsun.
Ve hayır, hasta değilsiniz kuzum:)Daha yirmi kere daha meme diyebilirsiniz.