6 Aralık 2011 Salı
Haftanin Sarkisi PJ'den Geliyor
Askolsun sevgili okur. PJ Harvey neredeyse bir sene once yeni bir album cikartiyor ve sen bana bunu soyleme geregi bile duymuyorsun (Burada sitemim ozellikle kuzenime ve kizkardesimedir. Yanlis olmasin).
Albumun adi Let England Shake. Sarkimiz yukarida. Fikir fikir bir sarki oldugu icin bunu sectim. Yagmurlu gunumuze bir hos sada getirsin Kalamis'tan. (TRT Korosu efektiylen) Ah Ka-laa-miiiiis-taaan.
4 Aralık 2011 Pazar
Sirada Parliament Sinema Kusagi

1 Aralık 2011 Perşembe
Ben Paris'e gittim n'aberrr konulu hava atma yazisi
Bir gun Paris'e yolunuz dusurese, sakin kilise gorecegim, muzede Mona Lisa'nin yamacinda fotograf cektirecegim diye kasmayin. O da yapilir ama az zamaniniz varsa sadece sokaklarinda yuruyun, cafelerine oturun, bir cayini icin Paris'in. Iyi geliyor.
21 Kasım 2011 Pazartesi
Haftanin (belki de ayin) sarkisi
18 Kasım 2011 Cuma
Ben geldim. Sobeeeeee
Turkun Saksiyla Imtihani1) Bosbol, emanet gibi duran kazak
2) Sarap rengi her turlu kiyafet
3) Leopar desenli ayakkabi (nooooo).
Bosbol kazagin hastasiyim. Sarap rengini ise sarap gibi icerim gozlerimle. Fekat, leopar pabuc sizlere kalsin, ben almiiim canim.
19 Eylül 2011 Pazartesi
Dalkavuk Tarifesi

Devletli, iyiliksever, merhametli efendim, Kimsesiz dalkavuk kullarınızınDalkavuk kulları
dilekçesidir: her sene Ramazanı Şerif geldiğinde, İstanbul’da, davetli davetsiz
iftarlara gideriz; ulemanın, devlet adamlarının ve diğer büyüklerin, mevki
sahiplerinin sofralarında çeşitli nefis yemekler, şerbetler… yer ve içeriz;
üstüne göbek tütünü ve kahveyle ikram görürüz. Lakin içimizde bazı terbiyesizler
vardır. Bunlar edebe uymayan hareket ve tavırlarıyla efendilerimizi
gücendirmekte, zararı da hepimize dokunmaktadır. Dalkavukluk sağlam bir nizama
bağlanmazsa cümlemizin açlıktan öleceğimiz aşikârdır. …
Yine bu vesikada bir “dalkavuk narhı”ndan (Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle temel ihtiyaç maddeleri için resmî makamlarca belirlenen ve her yerde geçerli olan fiyat) bulunmaktadır. Yapılacak çeşitli eğlencelere göre dalkavuklara konulacak narh da şudur:
■Dalkavuğun burnuna fiske vurma (fiske başına): 20 para.
■Başına kabak vurma: 30 para.
■Yüzünü tokatlama (tokat başına): 30 para.
■Oturduğu minderden ve setten aşağı yuvarlama: 30 para.
■Merdivenden aşağı yuvarlama: 180 para. (Bir yeri incinir, kırılırsa tedavi ve cerrah parasını şakayı yapan verir.)
■Çıplak başına tokat atma (tokat başına): 45 para.
■Elinde beş on kıl kalmak ve dişlerini leylek gibi çatırdatmak şartıyla sakal zelzelesine: 60 para.
■Sakal boyamasına: 60 para. (Sakalının yansı veya cümlesi arpa boyunca kırkılırsa, latifeyi yapan, dalkavuğun üç aylık nafakasını verir. Bu nafaka ayda 30 kuruştan 90 kuruştur.)
■Dalkavuğun kafasına iri bir yumruk indirme (yumruk başına): 40 para.
■Ellerine ve ayaklarına domuz topu bağlama: 40 para.
■Yüzüne mürekkep ve kömürle kara sürme: 37 para.
■Kuyruğu dışanda kalmamak üzere bir fındıksıçanını ağzının içine kapatma: 400 para.
■Sakız dolabına (bostan dolabı) bağlanarak su içinde bir miktar durdurulmak şartıyla bostan kuyusunda bir devrine: 600 para. (Bu latifeye birden fazla her devir için aynca 100 para verilir. Dalkavuk boğulur ölürse cenaze masrafı latifeyi yapana aittir.)
■Bir tarafının üzengisi (eyerin iki yanındaki demir halka) olmayarak haşarıca bir hayvana bindirilip seyrinden hoşlanılırsa: 300 para.
■Bir salkım üzümün sapıyla beraber yedirilmesi: 40 para.
7 Eylül 2011 Çarşamba
Underground ne guzel filmdi
Sevgili lokum okur,
Evlenirsen iste boyle samatali bir dugunle evleneceksin.
6 Eylül 2011 Salı
Tek basina cag atlamak yasak ve tehlikelidir. Atlanacaksa birlikte atlayalim.

30 Ağustos 2011 Salı
Vir vir vir konusmaya geldim
Bolumden arkadasim Martijn'a bakiyorum goz ucuyla. Efendi bir Dutch cocukcegiz. Buna delikanli demezlerdi bizim memlekette. Halbuki durust, caliskan, iyi niyetli, bana bisiklete binmeyi ogretecek kadar sabirli, tertemiz bir adam. Ama tipten kaybediyor, zira asla televizyona cikip agzi kopure kopure 'delikanli olacaksin once laynnn' diye bagirmaz. Bagirsa da kimse ciddiye almaz ''sinek mi vizildadi, aha su sari oglan konusmus'' falan derler.
Kadin halimle ben de delikanli olabilir miyim acaba? YildizTilbe icin derlerdi, hem hazir sarkisini da yapmisti: ''bu kadar kolaysa nuuaaaaaahhh delikanlim'' diye. Demek ki bogure bogure sarki soyleyince delikanli olabiliyorsun. Yok len ne alaka. Yildiz bir tarafa, ben gercekten milletin delikanli dedigi kizlar gordum. Ama kizdan cok erkege benziyorlardi. Delikanli olcam diye de erkege benzeyemem haci, kimse kusura bakmasin. Topuklumu giyerim, ojemi surerim her daim.
O degil de memleket televizyonlarinda izlenecek bir sey kalmamis ilac niyetine. Sabah annem ve kizkardesimle izdivac programlarini izledik. Derdimizi tasamizi unuttuk, ayri. Annem, yan komsunun gorumcesinin kardesinin bacanagi falan diye tanimlanabilecek derecede uzaktan bir akrabanin/tanidigin bu izdivac programlarindan birinde ikinci evliligine yelken actigini anlatinca, izdivac programina bakis acim degisti. Bir an kendimi soyle seyler soylerken hayal ettim: ''Doktorami bitirmek uzereyim, calismama izin verecek bir es ariyorum. Karsilikli saygi ve sevgi sart. Yalani ve uc beyazi hic sevmem. Olmazsa olmazlarim dugunde trabzon burmasi set takilmasidir''. Olm siz de hayal edin, cok komik oluyor :) Sabah izdivac programi, aksam cuppelihoca. Hosgeldin ramazan, selamunaleykum kuzeyguney derken tatil bitti gitti. Donduk Groningen'e.
Yazi da iyice corbaya dondu. Tez zamanda bitirmezsem sikinti olacak. Zaten giris-gelisme patlamis vaziyette, o nedenle sonuca da cok kasmayacagim. Lakin demek istedigim su:
Biiiir: Mesele delikanli olmak degil yigen, mesele mert olmak ve agzi kopurtmeden konusabilmek.
Ikiii: Izdivac programlarinda ''olmazsa olmaziniz nedir?'' sorusunun sorulmasi yasaklansin. O olmazsa olmazlar karmanin isi midir nedir hep insanin elinde patlar, yazik olur. Hic sormayalim o soruyu memedali bey, direk kutuyu actirip icinden cikani sevmeye calisalim.
Uuuc: Dini, milli, fikri sinai her turlu bayraminiz kutlu olsun.
Gozlerinizden opuyorum.
29 Ağustos 2011 Pazartesi
Yeni yayin donemine siirle baslayalim. Pek yakinda yeni hikayelerle costuracagim sizi beybi.
Yazılmasa da olurdu
Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu
Uskumrunun arkasından gidiyorduk
Sürünün içinde ben de vardım
Sırtımda bir zıpkın yarası
Mutlu olmasına mutluydum
Nedense gitmiyordu
Kulağımdan bir türlü o "ağ var" sesleri
Deniz kızı girmiş düşünceme ben iflah olmam
Dalyanları birbirine katmak orkinosların harcı
Dolanınca ağa çok geçmeden küserim
Bir çocuk bile çeker sandal beni bu kadar ağır olmasam
Beni böyle koşturan yaşama sevinci
Kanal boyunca, bir o yana bir bu yana
Siz yok musunuz siz, derya kuzuları
Kestim kılıcımla karanlığın dibini
Yakamoz içinde bıraktığım suları
Ah aysız gecelerde olur ne olursa
Sırtımda bir zıpkın yarası
Atın beni mor kuşaklı bir takaya götürün
İri gözlerimde keder kılıcımda hüzün
Satın beni satın beni
Rakı için
31 Temmuz 2011 Pazar
Asmalimescit olayina bir de suralardan bakalim
Asmalı Mescid "burdan şuraya kadar özgür" from eren bircan on Vimeo.
Merhaba okurcugum lokumcugum,
30 Temmuz 2011 Cumartesi
XOX
28 Temmuz 2011 Perşembe
Akli ehliyet varsa gerisi tamam

26 Temmuz 2011 Salı
Himm cimmssss gibi bir halet-i ruhiye
Zararina satislar demisken sevgili okur, bir aydir blogumuza bir ragbet bir ilgi, sorma gitsin Gun asiri degisik kisilerden blogunuzu bana satar misiniz diye mailler aliyorum. Hayir kac senedir biz bize takiliyorduk surda, sen ben bizim oglan seklinde. Ne oldu da benim blog bir yildiz gibi parladi merak ettim ve akabinde google beyefendi sagolsun hemen durumu anladim. Sindi efendim yakinlarda tv'lerimizde yeni bir dizi baslayacakmis Kuzey Guney diye. Basrollerden biri de Kivanc abimizinmis. Bundan mutevellit herhalde izleme rekorlari falan kiracagi bekleniyor. Simdiye kadar org.'undan net'ine, com'undan biz.'ine kadar her seyi alinmis bu ismin. Blogspot'u da bana kalsin dedim. Iyi demis miyim? Surda esle dostla iki muhabbet ediyoruz, efkarimizi dagitiyoruz degil mi? Bu vesileyle blogumla ilgilenen arkadaslara gosterdikleri alaka icin tesekkur ediyor, fekat tekliflerini nezaketle geri cevirdigimi soylemek istiyorum.
Begendigim tek sarisin adam sendin
Kurt Cobain.
Simdi Amy Winehouse'dan sonra ben de tabi seni hatirladim hemen. Yesil hirkanla, kambur durusunla bosuna degilmis 14 yasinda sana birazcik asik olmam.
Senden bir David Bowie cover'i calalim radyomuzda. Bu sarki, oldugun gun Konak saat kulesinin onunde bulustugumuz ve birlikte sana dertlendigimiz eksi dostlara gitsin.
14 Temmuz 2011 Perşembe
Bugunku Dersimiz: Zincirleme Isim Tamlamasi

13 Temmuz 2011 Çarşamba
Fotoğrafta Çıkmak
Pazarcılar gitmiş ipleri kalmış
İlkyazla birlikte- güz çekmiş saçlarından-
Boşluğun ölüsü kalmış.
Ben ilkyaz filan görmedim - diyor-
Beyoğlu'nda, Aynalı Pasaj'daki
Beyaz giysili düğmecileri saymazsam
Bir de
Şu şaşkın cumartesiyi
Masa örtüsünün üstünde
Su kenarlarında üşüyen kelebek gibi
Konup konup kalkıyor ya, onu
Saymazsam diyor
Ve diyor ki-bir şey demiyor-
Ah bu çekik gözlü akşamüstleri!
(Ayçiçeği yiyen çocuk
Yün ören kadın
Rakısını yudumlayan adam
Sokağa bakan herhangi bir oda
Arka bahçede
Herhangi bir mermer masa)
Ah bu iri gözlü akşamüstleri
Ve kahverengi
(Herhangi bir yarın
Herhangi bir yarından sonra)
Diyor ki - bir şey demiyor -
Öyleyse neden sığdırıyorum bu görkemli güne
Durup dururken
Bir piknikteki o dayanılmaz cansıkıntısını
Ve neden
Kar yağınca bütün meyhaneler birbirine benzer
Ve tenha semtler
Ve gelmiş geçmiş bütün yolculuklar
- Ve oteller oteller -
Birbirine
Uzun uzun düşünmeli bunları da.
Bir fotoğrafta çıkmak gibi oluyor her şey
Anlamadığı bu
- Ve anladığı -
Ben ki bir boy fotoğrafıyım - diyor -
Yaşarken yaşamazken
İkisi de aynı şey
Aynı
Yani bir fotoğrafta çıkmak
- Ah bu kımıltısız akşamüstleri!
Boşluğun ölüsünü kaldırıyorlar
Kadınlar kirpikleriyle
Adamlar yere bakarak
Çocuklar incecik dudaklarıyla
O
"Bir fotoğrafta çıkmak"
Durarak kaldırıyor boşluğu
Çünkü
Fotoğrafta çıkmak
Çoktan ödünç almış oluyor onu.
Edip Cansever
Fotoğraf: "Karaköy'de Gri Sakallı Bir Adam"
11 Temmuz 2011 Pazartesi
KuzeyGuney Radyosunda
Yalniz, kuskun, dertlenmis, iki tek atmak istemis de yanina adam bulamamis, evden sipidik terlikle cikinca ustune yagmur inmis, yemegi ocakta unutup yakmis, Muzeyyen Senar sarkilarinda efkarlanmis, bir zamanlar hodbin olan ama son zamanlarda bedbin hisseden, uyuyunca gecmeyen cinsten bir yorgunlukla mukayyet tum ruhlara iki moral olsun diye caliyoruz. Mirkelam'dan Ah Bir Joker.
5 Temmuz 2011 Salı
KuzeyGuney Magazin Seysinde Onur Konugum
Fotograf: Sebnem Bozoklu ve daha cok Oguz Atay'a az biraz da benim eski dost Ugur'a benzeyen yakisikli esi:) Burada nazar degmesin diye uc kere tahtaya vuruyoruz canim okur, hadi goreyim seni.
28 Haziran 2011 Salı
When the levee breaks
Bu sarki 1930'lar gibi bir zamanlarda bluescu kisiler tarafindan yapilmis ilkin, ama ben bir turlu o versiyonunu bulamadim.
Sarkiyi yillar once ilk Led Zeppelin'den dinlemisligim var (asagidaki versiyon). Sonra A Perfect Circle ile tanistim bir kis gunu, yaklasik bes sene once. Ankara'nin sogugunda, bir nedenden oturu sabahin 8'inde girdigim ofiste kimseler yokken, buyuk kulakliklarimi takip dinlemeye baslamistim eMotive albumunu, bu sarkiya denk gelince donmustum. Led Zeppelin versiyonundan cok farkli ama cok guzeldi (yukaridaki video).
Simdi ne zaman bu sarkiyi dinlesem aklima o kis sabahi geliyor. ODTU Teknokent'deki ofis, ofise dolmus sabah gunesi, buyuk camlar, kimse yok henuz, ben yalnizim ve kulagimda bu muzik: if it keeps on raining the levee is going to break.
20 Haziran 2011 Pazartesi
Dun
19 Haziran 2011 Pazar
En guzeli hic aklinda yokken disari cikmaktir
14 Haziran 2011 Salı
Moda, Feyyaz, ben ve sen konulu yazimiz

Moda blogu dunyasina uzun suredir girmek istiyordum, kismet buguneymis. Artik degme brand'ler, en son trendler benden sorular a okur, stiline kurban okur. Ha diyeceksin ki trendleri biliyorsun da bir sey mi oluyor? Yok anacim, ben yine bol paca Mango pantolon ustune sile bezinden nar cicegi Zara bluz seklinde takiliyorum. Yine de moda neymis, hangi renk revactaymis gibi konularda fikir sahibi olmak hos.
Disko Krali'ni orgu orerken izlemeyi tercih ediyorum. Feyyaz'a bazen cok guluyor bazen de hic gulmuyorum. Ama suradaki ve suradaki performansindan sonra kendisi ilelebet kabulum. Orgu isi nereden cikti diyeceksin? Annemin aylar once ben Hollanda'ya donerken valizime sikistirdigi cilelerden cikti. Baktim renk renk ip, cesit cesit yun var, dur ben sunlardan bir saheser yaratayim dedim. Iki ters bir duz bir kes, bir arttir falan derken zaman geciveriyor. Bazen Feyyaz'i meyyazi takip etcem diye ilmek kaciriyorum, sok, basa don, sise tak derken sanki ormeye yeni baslamis gibi oluyor. Never-ending bir surec. Herkese tavsiye ederim.
Indirime girmis ayakkabicilardan kendime bir babet bir de parmak arasi terlik kaptim ayiptir soylemesi. Sipidik sipidik dolanmaktir niyetim. Mi layk indirim veri mac.
Baska haber yok. Siradanligin huzurunda ve hoslugunda geciyor zaman. Sanki sonsuza kadar moda blogu okuyabilirim, Feyyaz izleyebilirim, orgu orebilirim, ayakkabi bakmaya cikabilirim, evde pinekleyebilirim.
13 Haziran 2011 Pazartesi
Tel cambazinin tel ustundeki durumunu anlatir siirdir
Turgut Uyar'in en guzel siiri, yok, bu degildir aslinda. Belki Cagirilmayan Yakup'tur, kuzenimin gozdesi- ki kendisi yillar once bir gece koca siir antolojisinin sayfalarini pir pir cevirip eliyle koymus gibi bulmustur siiri ve bize okumustur:
Evet, kurbağalara bakmaktan geliyorum
Sanki böyle niye ben oradan geliyorum
Telaslı, aç gözlü kurbağalara
Bakmaktan
Bilmiyorum
Bilmiyorum, bilmiyorum
Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? Hayır, Yakup
Bazen karıştırıyorum.
Ama Tel cambazinin tel ustundeki durumunu anlatir siir de guzeldir. Hem Sezen ne guzel sarki yapmistir ondan. Cunku bazen 'Ama sizin adiniz ne, benim dengemi bozmayiniz' demek gerektir.
PS: Sezen'in yeni albumu cikmis. O da eski dostla icilen bir fincan kahve gibi. Yani hep ozleniliyor.
6 Haziran 2011 Pazartesi
Turkce Pop Tarihinde En Tuhafima Giden Sarki Sozleri Madde 4 (Best of Atilla Tas)
Birinci sarkimizin adi 3 metre 5 metre. Atilla Tas burda tum erkeklerin ortak yarasina parmak basiyor ve gotu basi oynayan, kendisine surekli ilgi gosteren eski sevgiliden nasil bunaldigini anlatiyor.
Her tarafi oynuyor,Biri sana boyle dese ne derdin cancaazim?
Benle oyun oynuyor
Surekli dokunuyor
Gozumu korkutuyor
Cok fazla yaklasma, ellesme, dillesme
Uzaktan sev beni
Uc metre bes metre
Hatta bes kilometre
b) Abilerimi ustune saldim, dirsek mesafesinden agzini burnunu kiracaklar.
c) Dur kacma, len huooop, topuklu var ayakta yetisemiyorum, dokanicam illa bi dakka len.
d) Sen de iyice artiz oldun, ne yaklascam sana be. Yuru git.
Ben tabiki d diyorum. Hatun dedigin cool olmali. Ustelik karsimizda bir Japon'a asik olmus biri var. Siniri kalkar insanin. Hele ki gozleriniz benimki gibi iriyse, boyle Renault fari gibi, cipil gozlu Japon'a asik olan adami neyleyeceksin, di mi?
Japon dedik, iyi ettik, buradan yumusak bir gecis yapiyoruz ve ikinci parcamiz. Ta taaaaaam: Bir Japona Asik Oldum. Benim favorim. Atilla Tas burda yine turk erkeginin ortak noktasi olan bir Japono asik olmak konusunu irdeliyor ve icten ice adeta haykiriyor: Her seyi yaparim yeter ki sana takarimasu noktasina geleyim. Buyrunuz nakarat:
Nerden aldin kiz sen kokumu
Guzel olurmus turkun lokumu
Bizim kizlar da cok guzel amma
Bir Japona asik oldum
Akarimasu takarimasu
O gozler icimi yakarimasu
Besi bir yerde takarimasu
Bir Japona asik oldum
Cok sukela bir sarki a dostlar. Hele su yukaridaki videoda 3.05'te bizim kizlar da cok guzel amma diye uzun hava cigirmaya basliyor ya, orada bir efkarlaniyorum n'olacak bu cocugun hali diye:)
Turkce pop kosemizin sonuna geldik. Esen kalinasu.
4 Haziran 2011 Cumartesi
Dokunak
23 Mayıs 2011 Pazartesi
18 Mayıs 2011 Çarşamba
xxx
Ben de su aralar hayatimin uc-bes ayi benzer bir fon muzigi esliginde bir dakikada gecsin istiyorum.
Mevsimler degissin.
Insanlar degissin.
Ben cok okumus, cok yazmis, gereginden fazla film izlemis ve cok bunalmis olayim.
Evden cikayim.
Hikayem orda baslasin.
11 Mayıs 2011 Çarşamba
12 Nisan 2011 Salı
Sabaha kadar asansorde, bir o yana bir bu yana...
10 Nisan 2011 Pazar
Uzgunum Be Leyla

6 Nisan 2011 Çarşamba
Gedappa
Sarkili turkulu doktora yapan bir insanim. Ahan da haftaya baslayacak deneyde kullanacagim parcalardan biri.
Bu sarki bana hep yukaridaki reklami hatirlatiyor, yuzumde bir tebessum beliriyor. Len sapsalsevimlisi supurgeci cocuk, ben senin naifligini yerim.
1 Nisan 2011 Cuma
30 Mart 2011 Çarşamba
Iki dakka yagma be bilader, eve gitcem, hanim bekler.
22 Mart 2011 Salı
Erol vs. Zeki

Inleyen Nagmeler'i en guzel yorumlayan bence Erol Buyukburc. Insanin icine dokunuyor.
Zeki Muren soyleyince oyle olmuyor. Onun sesi kadife gibi. O baska sarkilari cok guzel soyluyor ama bunu degil.
Erol Buyukburc uzule uzule soyluyor. Hani az sonra aglayacakmis gibi. O baska sarkilari kotu soyleyebilir ama bunu degil.
Sanirim Uzgunum Leyla'dan sonra en cok Inleyen Nagmler'i seviyorum.
Buyrun burdan yakin.
21 Mart 2011 Pazartesi
Gece gunduz bugun fite fit. Uvv beybi. Bahar mi geliyor ne?

15 Mart 2011 Salı
Sen bi git bunalim muzik. Simdi gelsin Caro'lar, gelsin Mirkelam'lar

Super eglenceli sarkimiz Caro Emerald'dan geliyor: A Night Like This.
Oh be kendime geldim valla. Kac gundur artistik fekat bunalim muzik dinlemekten icim sismis adeta. Ne gerek var? Olay romantik komedi filmine soundtrack olabilecek ve hafif, simple & stupid diye tabir edilebilecek sarkilar dinlemekteymis. Sanki Hugh Grant simdi ofis kapisindan girecek. Malum romantik komedi diyince arkadasi tek geciyoruz. Ne ekmek yedin len romantik komediden Hugh. Ustelik ismin de bir acaip.
Konuyu balla dagittim, pardon.
Musikiniz asagida.
24 Şubat 2011 Perşembe
Ciddi dusunmek mi? Daha neler.

Bunun bir ust versiyonu da ''seviyeli bir iliskimiz var'' modelidir. Seviyeli iliski nasil olur? Onu da bilen beri gelsin, anlatsin. Misal benim ilkokulda hoslandigim bir cocuk vardi. Sacimi cekerdi, ben de ona dil cikarirdim. Bu suphesiz seviyesiz bir iliskiydi. Cocukluk arkadaslarimdan biri lisede ciktigi cocuktan bahsederken sadece yanagimdan opturdum diyordu. Hah, bak iste o seviyeli bir iliski olsa gerek.
Tovbe estagfurullah.
Resim: Bu durumun sadece bizde degil gevurda da oldugunun nisanesi. Seriously asking, wat iz diz?
Not: Pek yakinda Hurrem yazilarimla da karsinizda olacagim.
Rumuz: Kuzeyguney the Magnificent
14 Şubat 2011 Pazartesi
Ruyamda maymundan laf yedim

Ruyam cok kisa. Hemen anlatayim. Ben bir evin terasinda gunese nazir dinleniyorum. Bir tropik esinti, tatli bir yaz sonu havasi. Terasta bir agac varmis, yerler de cim kapli zaten (Yuce Rabbim ruyalarda olmayacak seyleri oldurur malum, o nedenle bu kisimlari cok sorgulamiyoruz). Agaca bakarken bir de ne goreyim? Maymunun biri o dal senin bu dal benim costurmus, oradan oraya atliyor, hopluyor, zipliyor ve mutemadiyen asagilara dogru iniyor. Yuregim agzimda 'pismillaaa' diyorum, 'bu simdi yanima kadar iner de benlen yuz goz olursa bittik'. (Evet bir de bu ozelliklerini sevmem maymunlarin, cok yavsak hayvanlar. Kirk yillik kankaymissiniz gibi gelirler omzunuza falan cikarlar. Bunlarin en efendileri gorilla'dir. O da cok afedersin okuz gibi bir sey oldugu icin kendisiyle dirsek temasini korumakta fayda vardir). Neyse efendim, maymun geliyor geliyor tam benim onumdeki dala kolunu bacagini dolayip bir bana bir de masanin ustundeki meyvelere bakmaya basliyor. 'Herhalde karni ac, muz yok ama musmula var. Dur ben suna musmula atayim, belki onu yiyince gider' diyip tabaktan aldigim en olmus en guzel musmulayi maymuna firlatiyorum. Maymun musmulaya donup bakmiyor bile, hop hop hoppidik yaparak tam karsimdaki sandalyeye tunuyor. O sirada bende atan uc bucugun haddi hesabi yok tahmin edersiniz. Hayvan da dikmis gozlerini bakiyor ve 'Musmulayi hic sevmem' diyor. Ben maymunun konusmasindan ve karsima gecip efendi efendi oturmasindan etkilenmis olacagim ki soyle diyorum: 'Ay inanmiyorum, konusabiliyorsunuz. Bugune kadar gordugum en insana benzeyen maymun sizsiniz'. Fakat sevgili okur, bu cumlenin aramizdaki buzlari eritecegini, maymunla guzel yarinlara yelken acacagimizi dusunerek ne buyuk aptallik etmisim? Zira maymun bana aynen soyle diyor: 'Bugune kadar gordugum en maymuna benzeyen insan da sizsiniz'.
10 Şubat 2011 Perşembe
Bugun

Moskova karli buzlu, -10 derece
Tokyo bulutlu, 3 derece
Porto gunesli, 17 derece, biraz nemli
Izmir 11 derece, gunesli
Shangai 5 derece, hafif yagmurlu
Calgary az bulutlu, 5 derece, gun icinde en dusuk -2, en yuksek 7 derece
Kuala Lumpur 33 derece ve yine de az biraz bulutlu- ki serinletir, bulut sicakta iyidir.
Glascow 2 derece, acik, % 93 nem orani ilen hem soguk hem isiran bir hava
Reykjavik 3 derece, yagmurlu
New Orleans 3 derece, parcali bulutlu
Melbourne 27 derece, acik ve parlak bir gokyuzu
Erbil 12 derece, gunesli
Istanbul 9 derece, apacik
Norfolk -1 derece bulutlu, hafif kar atistirmali gecistirmeli
Fotograf: Ulen bu da hava durumu sunuyor, ben de sunuyorum. Ama nedense ayni etkiyi yaratamadigimi dusunuyorum. Hayir simdi sak diye fotografimi cekip suraya koysam yine olmaz. Kot pantelon, bol hirka ve cizmeden olusan spor formatimi yiyeyim, sana bir sey olmasin sevgili olur.
9 Şubat 2011 Çarşamba
''Haydi hep beraber bilekleri dik keselim'' hissiyati uyandiran sarkimiz asagidadir.
19 Ocak 2011 Çarşamba
4 Yil Oldu

19 Ocak’ta vurulduğu yerde, Agos Gazetesi’nin önünde. Saat:15′te. Hrant’ın Arkadaşları adalet beklentilerini yineleyecek.
Orada olalım.
* Nesimi Yetik- Afili Filintalar'dan alinmistir.
12 Ocak 2011 Çarşamba
Yeni Mevkimiz Hepimize Hayirli Ugurlu Olsun



