18 Kasım 2011 Cuma

Ben geldim. Sobeeeeee

Turkun Saksiyla Imtihani


Merhaba yazlari sicak ve kurak, kislari soguk ve yagisli iklimlerin okuru,


Ahiretlik dostlarimdan biri olan R.'nin teee memleketten beni durtmesiyle birlikte haftalarrrr sonra blogun yolunu bulabildim. Bu arada anladim ki bloggerlik yazarsan ekime yazmazsan tipime kadar diye tarif edilebilecek bir muessese olmakla birlikte, biraz da middle class isi bir self-satisfaction, bir hobimsi guzellik, bir bos vaktim ve soyleyeceklerim var havaliligi; kisacasi luxury problem. Araya kunil gibi ingilizce kelimeler bezememin nedeni ise, son aylarda ilac niyetine okudugum turkce bir kitabin olmamasi, hasret kaldigim Ahmet Hamdi'lerin, Yusuf Atilgan'larin yerini Mr. Brown and colleaugues (2011) gibisinden ingilizce makalelerin almis olmasi. Bu vesileyle, guzel turkcemizin benim gibi kuniller tarafindan kirletilmesinden huylanan tum karasal ve iliman iklim okurlarindan ozur dilerim. Fakat ne yapayim? Tell me, what can I do about it beybi?


Fakat bugun size Doktoranin Dikmen'i diye tarif edilebilecek o guzide yerden bahsetmek yerine, bir coban salata veyahut bir patlicanli turlu gibi ortaya karisik guzelleme yapacagim.


Sabahilan Dogus'un dimaglara durgun verecek, goren her kadinin aklini basindan alacak fotografiyla karsilastim. Sanatsal acidan mukemmele yakin olan bu fotografta (!), kisi saksi ile ne anlatmaya calisiyor temali bir yazi yazacaktim. Ama ziyadesiyle Freudyen, psikoanalitik ve zikzik bir yazi olacagini anlayarak vazgectim. Fakat sevgili okur, bence Dogus yanlis zamanda dogmus kader kurbani bir arkadasimizdir. Bu adam Ronesans'in Ronesans oldugu zamanlarda dogacakti, ayni saksiyla Michelangelo'ya poz verecekti ki, bak gor o tablo Ufizzi Muzesi'nin en nadide parcasi olur muydu olmaz miydi. Resmin ismi de hazir: Saksinin Dogusu. Tam aydinlanma cagi ismi: The Rising of the Pot. Hah, sonra yillarca dirsek curuturdu ustadlar: Ressam burda saksiyla ne anlatmaya calisiyor? Valla aslinda adam bir Hilal gibi bir Cicisler gibi ortaligi costurmak istemis. Bunda bir beis gormuyorum. Ama zamanin Hey Girl dergisinde ''Sevgilinizi Sasirtin. Ona Kucuk Suprizler Yapin'' gibisinden cakma bir bolume konabilecek turde bir ergen fotografiyla mi? Bir de sanki tuvaletten cikmis da paparazzilere yakalanmis gibi bir iki buklumluk. Bilader, madem curetkar pozlarimla ortaligi kavurucam diyorsun, o zaman iki buklum durmayacaksin. Neyse, yine de o saksiya dua edelim. Cennetlik bir saksi. Yoksa Dogus o an o saksiyi bulamasaydi neylerdik? Allah korumus hepimizi.

Bu arada blogumla ayni ismi tasiyan Kuzeyguney dizisini de izledim bir iki. Kuzenim Cevdet Bey ve Ogullari uyarlamasi demisti ama henuz bir Cevdet Bey'lik sezemedim hikayede. Muhim degil. Diyecegim o ki Kivanc Tatlisey'in oyunculuguna yildizli pekiyi veriyorum. Bence kendisi tam manasiyla olmus. Behlul'un zengin ve zuppe hallerinin tam tersi, bickin ve ariza delikanli rolunu muazzamto oynuyor. Tabi t-shirt degistirirken dovmeleri gostermeler felan yine ayni. Ustelik saksi da kullanmiyor hicbir karede:)


Behzat C.'yi hala tek geciyorum. Yillarca NYPD'siydi, en civcivli anlarda sakalar yapan polisiydi derken yabanci menseeli poliscilik dizileri beynimizi gukguklamis. Behzat C.'de aradigim huzuru buluyorum. Yuru be adamim. Walk away man.


Bagyanlar siradaki konumuz moda. Yasasin. Bu sene moda olan uc seyi yaziyorum, not edin:
1) Bosbol, emanet gibi duran kazak
2) Sarap rengi her turlu kiyafet
3) Leopar desenli ayakkabi (nooooo).

Bosbol kazagin hastasiyim. Sarap rengini ise sarap gibi icerim gozlerimle. Fekat, leopar pabuc sizlere kalsin, ben almiiim canim.

Arayi acmayalim sevgili okur. Operim.

6 yorum:

Deniz Ural dedi ki...

Resmen sefa getirdin yav, ohh :) Aynen ben de 1-2 izleyip kitapla alakayı kuramamıştım ama her zamanki gibi "ben hatırlamıyorumdur" demiştim.Valla ben dizi başlamadan önce yapılan haberlerin yalancısıyım kuzim. Ama keşke öyle olsaymış dizi di mi? Zira hem oyunculuklar şahane hem de baya sinema filmi gibi kaliteli. Gel gör ki daha Behzat amirimi tam zamanında izleyememekteyim, bunu bilemiyorum.

Çok özledim lan. Yazıyla, topla, tüfekle, aüır sanayi hamlesiyle gel yine e mi?

KuzeyGüney dedi ki...

Ben de cok ozledim yavriiim. Bir gece ansizin gelebilirim, ebet.
Bu arada hala deveye girer gibi sikaypa giriciiiz, hatirlatirim.

Burcu T. E. dedi ki...

Berfum, Dogus fotografi demisken bobiler.org'ta sunu gordum ve de hastasi oldum:

http://www.bobiler.org/dogus_yesertmece_m224714n

KuzeyGüney dedi ki...

Ho ho ho:) Pek guzel. Sagol balimmm.

EdWood dedi ki...

Doğuş'u öyle görünce ben de "adam kendi çapında mutlu neşeli" diye sevindim onun adına. Ama saksı için içim bir gıdıklandı... :)
Moda notunu aldım. Leo desenli pabucu (oxford olur babet olur) ben severdim. Ama güzelini bulmak zor. Hem hakiki deri olmayacak hem de gerçek gibi duracak...

KuzeyGüney dedi ki...

Adam mutlu neseli, orasi kesin. Bu arada ruyamda mi gordum acaba (zira gazetede okunmayacak bir sey), birisi bana bu Dogus'ta zaten evin en kucuk cocugu olma simarikligi var, kucukken de boyleydi bu falan gibi seyler soyledi. Hi hi. Amma takmisim kafaya yav.
Leo pabic sana ve fasinibil kizkardesine cok yakisir. Fekat ben giysem leopari katletmis de ayagima gecirmis gibi durur kesin. Bir tek rengi turuncumsu degil de kopkoyu olanlardan hazzediyorum. Ama yuce rabbim isteyen herkese depderisinden nasip etsin can portakalim.