Dun teze meze bakmak yerine bir kacamak yapip uzun suredir laptop'imin dehlizlerinde sakladigim bir filmi izledim. Oh ne iyi yapmisim yahu. Gozum gonlum acildi. Ferzan Abimizin son filmi. Cahil Periler kadar iyi, ve belki daha bile iyi olan bu film sadece Italya'nin havasina suyuna hasta oldugum icin beni vurmus olabilir mi? Sanmiyorum. Capcanli karakterler, bilge ama huzunlu bir babaanne, arabasinin bagajinda envai cesit ayakkabiyla gezinen kadin karakter (ki tam bir sinir krizinin esigindeki kadinlar modeli, insan kendini yakin hissediveriyor ona hemen), ve nihayet turk aile yapisinin yandan yemisi olan Italyan aile yapisi icerisinde uc maymunu oynamaya calisan bir kisim aile ferdi... Spoiler oluyorum ama, kucuk oglunun da gay oldugunu onca isarete ragmen anlamayan anne-baba modeli bana kendi ailemi hatirlatti. Yok gay degilim ama bizimkiler de misal eve kulluk gibi kokarak dondugum halde yillarca sigara icmedigimi dusunduler ve tum arkadaslarim icitignden ustume siniyor dedigimde hemen inandilar. Inanmasalar bile bir sey sormadilar. En basit seyle bile yuzlesmek cok zor bizim dunyamizda. Ben bile, bunu bilmeme ragmen, bir gun ayni annem ve babam gibi davranacagimdan korkuyorum.
Film iste bana bunlari dusundurttu. Bir de Italya batmasaydi da beni ise alsaydi diye dusundurttu. Orada 'ben sende butun asklarimi temize cektim' gibi bir moda girip hayata +10 puanla yeniden baslamak isterdim. Tam da giderayak, Hollanda'da sayili gunumun kaldigi su zamanlarda, iyi bok yedin de krizlere giresi oldun len Italya.
Bir daha ne ara yazabilirim bilmiyorum sevgili okur. O kadar cok is var ki...
Filmi izleyin. Film cok guzel. Adi Loose Cannons.




