22 Mart 2010 Pazartesi

Hayat Agaci ve Fransiz Usulu Aydinlanma


Bugun ogle yemeginde Hollandali bir arkadas dedi ki : 'Birlikte televizyon izlerken annem hala opusme/sevisme sahnelerinde kanal degistiriyor. ''Ana o sizde de mi var ya la?'' diye atladim hemen. Digeri de '' yok yaa, bizim ailede hic oyle sey olmazdi, valla hep birlikte izlerdik her turlu sahneyi'' dedi.

Biz izleyemezdik sevgili okur. O kanal muhakkak degistirilir ve hatta bazen annem arkadan bir de cik cik cik'lardi. Fakat bir keresinde atladigi / fark etmedigi olmustu ki bu benim hayatimda cok onemli bir aydinlanmaya tekabul eder. Iznin olursa, ilkokul dorduncu sinif donemine denk gelen bu hadiseyi kisaca anlatmak isterim.

Ilkokulda benim Pinar diye hafif catlak bir arkadasim vardi. Boceklere, solucanlara elleyebilen ilk arkadasim oydu. Korkusuz bir kiz, nasil cengaver. Pinar'in bir diger ozelligi de gazetelerin Melodi, Kelebek gibi eklerinden kestigi haberleri bana getirmek, genel kulturumu zenginlestirmekti. Misal benim ona ilk sinir olmam Gercek Sarisin Nasil Olur? baslikli bir yaziyi onume koyup 'hah, sen sarisin degilsin kizim, esas ben sarisinim' diye iddia etmesine isabet eder. Alahaskina sevgili okur, su dunyada kendimle ilgili emin oldugum birsey varsa o da sab-i subyanligimdan beri cascavlak sari oldugumdur. Kelebek'te birisi cikip da 'gercek sarisin sapsari olan degil, hafif kullu sari olandir' dedi diye benim sarisinligim tedavulden kalkacak mi yani? Goz var nizam var hocam.

Pinar baska bir gun 'Opusme Cesitleri' diye bir yazi getirmisti. Haberi bana sinifta gosteremeyecegini, birinin eline gecerse sikinti olabilecegini soyledi. Ve sonrasinda '' Cunku opusmekten bahsediyor kizim, kimse gormemeli, ama cok acaip seyler ogrendim' diyerek beni tenefuste arka bahceye cekti. Ben cam agaclarindan birinin altinda gizli gizli haberi okumaya basladim. Yanlis hatirlamiyorsam birkac tekniginin resimlerle kisaca anlatildigi bir haberdi. Coktan tahmin edeceginiz uzere, bizi dehsete dusuren halk arasinda Fransiz diye bilinen cesitti. Fransiz usulunun yaninda yazan dilli milli aciklamayi okuyunca benim 9-10 yasin olanca naifligiyle ''Hayatta inanmam, olamaz boyle birsey, dilini baskasinin agzina mi sokuyorsun, olcak bisi degil. Yalan yazmislar'' diye iddia ettigimi, Pinar'in da '' amaaan sen de isine gelmeyince, anlamayinca yalan yazmislar diyip cikiyorsun, bal gibi dogru iste. Boyle oluyormus opusmek'' diye gercek sarisin nasil olur haberine de gonderme yaparak bana cemkirdigini hatirliyorum.

Yine de ona inanmamistim. Taa ki birkac hafta sonra, Hayat Agaci'ni izlerken Sam ile Komser Kayl Mestirs'i gorene kadar. O sene okulda oglenciydik ve ben okul cikisi Pinar'i bize cagirmistim. Zira annemin gunu vardi ve ev pasta-borek doluydu. Tabaklarimizi tika basa doldurup, ustumuzde siyah onluklerimiz - evet o zamanlar onlukler siyah, simsiyahti sevgili okur - salondaki televizyonun onune coktuk. Arkamizda surekli konusan gun teyzesi kalabaligi, actik televizyonu ve Hayat Agaci'ni izlemeye basladik. Hatirlar misiniz o diziyi? Nasil hastasiydim ben onun. O Sam bana dunya guzeli gelirdi. Komser Kayl Mestirs da dunya yakisiklisi. Halbuse onun o aslan yelesi gibi saclarini simdi gorsem 'git bi tras ol len, hayvan gibi olmusun' derim. Sonra Kayl'in evde odasindan asagiya o itfaiyeci diregi gibi seyi kullanarak firtttt diye artistik bir sekilde inmesi yok mu, bayilirdim. Ilerde benim de boyle evim olsun, benim sevgilim de boyle insin asagiya isterdim. Allahtan hicbir sevgilimin evinde itfayeci seysi yoktu da bu hayalim gerceklesmedi, yoksa sevgilim oyle akrobatik hareketler yapsa yeminlen sogurdum adamdan. Cocukluk iste. Velhasil arkasi yarin seven okur'um, biz Pinar'la agzimiz dolu dolu gozlerimiz televizyona kitlenmis diziyi izlerken, Sam'le Kayl opusmeye basladilar. Annem o sirada millete cay-may yetistirmeye calistigindan bunu gormemis olacak ki biz iki arkadas bu uzun opusmeyi doyasiya seyrettik. Nasil bir tutkuyla opusmektir o. Yonetmen de zumladikca zumlamis Sam'le Kayl'a. Adeta sadece agizlarini goruyorsunuz ekranda. Ve o anda, tam opusme biteyazarken bisi gorduk. Kayl'in dilinin Sam'in agzindan ciktigini! Ben neredeyse yemekte oldugum kisiri puskurtecektim saskinliktan. Pinar desen hakli olmanin gururlu kivancini yasayaraktan havalara firlamis, bana surekli televizyonu gostererek 'bak bak dedim iste, dille yapiliyor, dedim sana' diye zipliyor. Onun bu hareketi annem ve gun teyzelerini cattt diye ekrana donup 'laynnn' demelerine sebep olmus, ama mevzubahis dil artik Kayl'in agzinin icinde oldugu icin kanal manal degistirilmemisti. Ama iste ben de boylece hakiki opusme nasil oluyor ogrenmis ve birkac gun ''allam nasil olur, nasil olabilir ya, insan insana boyle bisi nasi yapar lennn'' diye dusunmus, hic kimseyle oyle opusmemeye karar vermistim. (Simdi tam burda tok bir sesle 've de bu kararima sadik kaldim' desem yazi ne ilginclesirdi. Hi hii.)
Hmpp, cocukluk ne guzel zamandi di mi cicim okur?

O zaman al sana Hayat Agaci manisi! Bir zamanlar ip atlarken olsun, atlamazken olsun hep soylerdik biz bunu. Bakalim hatirlayacak misin?

Menekse mor Sam Vitmor
Evde hirsiz Komiser Mestirs
Agacta erik Jeysinla Monik

(Ay bilemedim gerisini...)

10 yorum:

yakınuzak dedi ki...

Aha! Valla ben hatırladım maniyi, ama hayat ağacını sayacak kadar da hatırlamımyorum. Buna benzer bir dumuru da ben çocukluk arkadaşım Aslı'nın bana çocuğun nasıl yapıldığını annattığında yaşadığımı hatırlıyorum. Hem de bir tırlı garajlı fıkra anlatıp kih kih gülmüş, benim mal mal baktığımı görünce de aa sen bilmiyo musun? diyerek konuyu bana aktarmıştı. Bana da çok anlamsız gelmişti o zaman. O ne la ööle diye düşünmüştüm.

KuzeyGüney dedi ki...

Yavrum abuk sabuk ogrendik hep boyle, sonra allahtan sıkıntı yasamadık haaa. Nazar degmesin:)
Tırlı garajlı fıkrayı ben de bılıyorum:)

Hepsi Rüya Hepsi Gerçek dedi ki...

Offff yerlere yatarak okudum bloğunu. Çok süper anlatmışsın Berfucuğum tebrik ederim. Valla kendi çocukluğum, hayat ağacı anılarım geçiverdi gözümün önünden :) Ben bilmiyorum o fıkrayı. Gidiyim aslının yanına da bir anlatıversin bakalım, okuduğumuzu anlamış mıyız :)

KuzeyGüney dedi ki...

Cok tesekkur ederiiiiiim Hepsi ruya hepsi gercek:) Yip yipppp. Mutlu oldum.

elinethuil dedi ki...

benzer deneyimi "yalan ruzgari"nda yasadigimda uzerimde siyah onluk olmasi aramizdaki yillari silip atma mi yahu :D

Billur dedi ki...

Berfu uzun süreli belleğinin hastasıyım. Ne kadar detaylı hatırlıyorsun yaaa. Ayrıca manine de bittim. Ben hatırlamıyorum ama onu okuyunca aklıma ahırda at maykıl nayt geldi. Hayat ağacı'nın jeneriğindeki ağaç gözüme gelir gibi oluyor ama ben Yıldıza ulaşmak ve Eduardo Capatillo aşığıydım. Kasetini bile almıştım ya hey gidi günler...

KuzeyGüney dedi ki...

Ozgem, imkanı yok, sen de mi siyah önlük kuşağısın? Olamaz!!! maksimum bir sene dir o. ben beş sene giydim len, dile kolay. ama bence siyah daha asil duruyo:p

KuzeyGüney dedi ki...

Şekerim ahırda at maykıl nayt'ı da ben bilmiyorum bak:) O da iyiymiş. Sen benden küçüksün, ondan bilmiyorsundur Hayat Ağacı'nı. O kayl'ı o vakit görsen gerçekten hasta olurdun ama Billurum, nasıl döne döne inerdi yangın direğinden, aklın almaz:)
Bir ara cesur ve Güzel, Zenginlerde Ağlar ve Yalan Rüzgarı da patlatmalı.

Billur dedi ki...

ooo dedemle annanem yalan ruzgari muptelasiydi, onlar sayesinde kacirmazdim. Dedem vefat ettiginde yalan ruzgari kacinci senesine girmisti hatirlayamiyorum. Cesur ve guzel ise okul donuslerinin kacirilmaz pembe dizisiydi cok severdim. Rich'in karisi bi Taylor vardi boynuz yiyince cok uzulduydum. Bu arada berfu ben senden olsa olsa ayca kucugumdur cicim. Sen 81deilmiydin :) Ben ortaokulda 1 sene hazirlik disinda liseyi de 4 sene okudum o yuzden 2000 girisliyim :) yas farkimiz dizileri hatirlamama engel degil. ama Kyle"in itfaiye borusundan inisini kacirmisim uzgunum :)

KuzeyGüney dedi ki...

Yavru kuşum ben 80'liyim, ama bir yaştan cacık olmaz, haklisin galibee. Cesur ve Güzel'i de izledim, Yalan Ruzgari'ni da. Hatta ask-i memnu firdevsi'nin Yalan Ruzgarı Jill'inden esinlenme oldugunu dusunuyorum. Belki de tam tersi:) Kyle'i görmeni - ama o yaşta sadece- isterdim.