
Efendim bu Hollandalılar’ın takdir edilesi bir özelliği varsa o da şöyle ifade edilebilir: “eğlenmeyi biliyo gavırlar”.
Böyle milli bayram olsun, dini bayram olsun ya da meydana diyelim ki lunapark kurulmuş olsun...ve hatta bunlara da gerek yok, sıradan ama güneşli bir gün olsun sadece, yavru Dutch’lar kendilerini dışarılara atar, deli gibin içerler, coşarlar.
Yine sevdiğimiz bir özellikleri de, bu milletin “yaş erdi kemale, üç tane de torunum var senin boyunda, o nedenlen ben artık dünyevi şeylerden elimi eteğimi kestim, seneye de kısmetse hacca gideceğim” dememesi, bizzahati pub, bar, pavyon dolaşmaya devam etmeleri, şehrin ve hayatın içinde olmalarıdır.
İşte dün yine yaşlısıyla genciyle tüm Groningen ahalisinin sokaklara döküldüğü bir gündü. Zira izmir için 9 Eylül ne ise Groningen için de 28 Ağustos oymuş bilader. Kafalar karışmasın, Yunan’ı denize döktükleri gün değil Alman’ı kanala döktükleri gün. Daha doğrusu Alman’ın 1672’de yekpare toplarlan saldırdığı fekat şehri ele geçiremediği günmüş. Bugünü buranın yerlisi pek seviyor. Hatta geçen hafta şehre akın eden Erasmus öğrencilerine yaptıkları “Şirin beldeye hoşgeldiniz ey erasmuslular” konuşmasında da yetkili bir şahsiyetin önce “kaçınız Alman?” diye sorup akabinde de ortalıkta “das ist shön, ich mohte köfte” diye dolanan bu yavrulara “haftaya 28 Ağustos günü neyi kutlıycaz biliyo musunuz? Elinize verdiğimüz günü, nihahahaha” dediğini sağlam bir kaynaktan öğrendim, size aktarmayı borç bilirim.
Neyse 28 Ağustos nedeniyle şehrin üç-dört yerine sahneler kuruldu. Bunlardan bir tanesinde Gina’s Band of Blues die bi grup çaldı. Bu Gina, en az 50-60 yaşında bi hatun. Emekli hemşireymiş aslen. Sahneye lila rengi tayt üstüne giydiği şile bezi gömlek ve kalpli güneş gözlükleriyle çıktı. Sonra da döktürmeye başladı. İnanılmaz bir enerjisi vardı hatunun, hopluyor zıplıyor, bacağını davulcunun davuluna atıp enetersana hareketler yapıyor (gözünüzde canlandırmadınız biliyorum ama daha iyi anlatamam, özür). Fakat hatunun esas olayı sesinin Janis Joplin’e benzerliğiymiş. Öyle ki Hollanda’da milli Janis Joplin’imiz Gina die bilinirmiş.
Gerçekten de abla Janis’ten ilk şarkısını söylediği anda ben de küçük dilimi yuttum çoğ afedersin. Sanki kadının ruhu Gina’ya girmiş, vay didim. Velhasıl sağolsunlar dün süper bi konser dinledik.
Bu arada işte, seyirci kitlesinde en gençleri biz oluşturduk sanırsam. 55 plus teyzeler ve amcalar, eski Woodstock günlerini anmak üzere oradaydılar ve galiba en çok onlar eğlendiler. Sahne direklerinden birine tutunmuş pole dance yapmaya kalkan teyzeyi görmenizi çok isterdim misal. Ama anlatamam, aile terbiyem müsade etmiyor, efendi babam kızar.
Bu vesileyle dün Gina’nın tam da ayarında söylediği bir Janis Joplin şarkısıyla başbaşa bırakıyorum sizi.
Resim: Janis Joplin / Google Images
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder