Pismilllaaaaaaa diyerek basliyorum yazmaya.
Su uzun ara boyunca bloga girmek soyle dursun, takip ettigim baskaca bloglari da ihmal ettim, bilgisayari olabildigince az kullanip, bi cok sevdigim master ogrencimin tezini duzeltmek icin actim sevgili okur. (Olm master ogrencimmmm diyince de ne hosuma gitti bak simdi. Keske hemen mezun olsam da yolda falan yururken
Neyse. Dagildik yine.
Sindi ben burdan Ankara’ya bir gittim sorma gitsin. Yani enkaz gibi boyle. Zaten o vaziyette herhangi bir yolculuk bile oldukca cekilmez olacakken, ben bi de sana Hintli turist kafilesinin oldugu ucaga binmeyeyim mi!!! Onum arkam sagim solum Hintli. Sobe. Hayir yannis olmasin, gerek halklarin kardesligine gerek kulturlerin bulusmasina oldukca acik bir insanim fakat sen hic 30 tane Hintli’yle yolculuk ettin mi kocum? Boyle 3,5 saat boyunca en arkadan en one bagiran, kafayi koridora apartarak hostesin kicina uzun uzun bakan falan. Ananem olsa ‘allah islah etsin’ derdi:) Surekli yer degistiriyor insanlar. O onun yanina geciyor, bu bunun. Koridorda acaip bir hareket, sanirsin ki adamlar kurtlu. Olm sen ananin karninda dokuz ay nasil durdun demezler mi adama. Efendi gibi kahveni ic, tavugunu yi, gazeteni dergini oku, sonra da in git. Yok arkadas. Ucaga turist kafilesi alinacaksa bundan sonra biri anyaya digeri konyaya oturtulsun, birbirleriyle munasebetleri engellensin diye THY’ye acik mektup yaziyorum bak burdan.
Velhasil gerilen sinirlerim iyice lacka olmus bicimde Ankara’ya indim. Havas mavas bi sekil yapip sagsalim eve geldim. Baktim hayatimin anlami Bezis sokak kapisinin onunde
O gece, biz uc kuzen, gecenin bir körüna kadar balkonda vidi vidi sohbet ettik. Sonra ertesi gun de, ondan sonraki gun de ve hatta haftalar boyunca. Tabii Yigit’in gelmesiyle meclisimiz daha da senlendi. Makara kukara. Bu arada Deniz benim gelmemin haftasina isten ayrildi. Beyza da tezini adeta yeniden yazmasini isteyen hocasina sinirlenerek isi gucu birakti. Boylece biz bir bizim evde, bir Denizlerde gebes gibi yattik arkadas. Sanki lisedeyiz gibi. Kimsede is-guc yok. Mutemadiyen icip, sarhos olup, Uykusuz karikaturleri olur, Konyalilarin dublajlari olur geyigin dibini bulup, bazen de huzunlendik. Onlar olmasa kesin kafayi yerdim.
Sonra baska? Gider gitmez Rabis ve Umut’un dugunu icin Eskisehir’e gittim. Asli’ya telefonda ‘yavrim halet-i ruhiye zicmis, ben kinaya gelmiiim, direk dugune geliim, bi kenarda mal gibi oturmak istemiyorum, reca ediyorum beni anla’ desem de, Asli her zamanki gibi okkali bicimde agzima sicarak beni ikna etti. Ulen sonra sen ben kinada dugunde falan bi oynayayim, gorsen sasarsin. Meger insanin can arkadasi evlendi mi boyle oluyormus. Yani dert tasa falan hepsini bir kenara atiyorsun, yok kuafordu, yok gelin ayakkabisinin altina isim yazmakti, yok kiyafet gostermekti derken nasil guzel bir telas, bir sevinc…Benzer bir durumu iki hafta sonra Bengi ve Cem’in dugununde yasadim. ‘Gelinin arkadaslari’ olmak cok enteresan bir mevkii. Acaip havan oluyo ortamda. Hatta bu mevzuyla ilgili bir yazi da yazicam bloga. Saydim, benim 2050 senesi icin dusundugum dugunumde gelinin arkadaslari iki masa ediyo, dagiticaz ortami.
Izmir inanilmaz yogun gecti. Bir sure once nisanlanan erkek kardesim dolayisiyla hayatimda ilk defa dunurluk muessesiyle tanistim. Bugune bugun, benzer zamanlarda hem gelinin zipir arkadasi hem de dunurun Hollanda’da okuyan hanim kizi rollerini ayni potada eritebilmis bir kisiyim, kendimle gurur duyuyorum.
Izmir’de dis poroblemleri nedeniylen, ki problem diyince benim kriterim havuz olsa da kendilerinin havuz problemlerinden daha zor oldugunu dusunuyorum, bes alti gun Ege Universitesi’nin gediklisi oldum, artik kantindeki amcaya ‘Melaba yorgun bakisli amca, bugun hava ne sicak degil mi? Zahmet olmazsa kanal tedavim oncesi bir kasarli tost yemek isterim, ehiii’ diye Umut Sarikaya gudikleri gibi muhabbet yapacaktim nerdeyse. Bomba ise goz doktorunda yasandi. Ama aci bir hikaye, zira su yasimdan sonra gozluk kullanmaya basliyorum sevgili okur. Astigmati, miyopu hersey bendeymis zaar. Bunca yildir gordugum hep yalanmis, meger kormusum ben. Sinirim tepemde.
Daha Kas var, Istanbul var. Kas’ta tanistigimiz guzel insanlar, Ates Pansiyon var, Istanbul’da Sariyer’den denize girmek var, pek uzun sohbetler var, rakiyla dumanlanma var. Denizle çok geçmişlere dönüp bizi şimdiye, bu olduğumuz insana getiren süreci farkettiren, adeta şarapla ayıldığımız bir gece var. Hem sonra hersey cok kötü giderse dönebileceğim bir yer var. Bezis, Deniz, Yigit, Cagatay, Bengi, Burcu, Asli, Arzu, Rabis, Ozlem, Onur, Ugur, Erkan var. Hayatimda. Neyse ki.
Fotoğraf: Onur'un biz Asli'yla midyeciye dogru seyirtirken cektigi bu fotograf, benim dunyayi simdiye kadar nasil gordugumu anlatmaktadir. Yazik bana len, ne gozlugu simdi durup dururken:/
9 yorum:
boşver ben yıllardır böyle görüyorum :)ama bu saatten sonra gözlük olmaz diyim sana :P lens dene benim 10 yıldır kullandığım gibi :) istersen sana bu konuda rehberlik bilem edebilirim :)
sende kuzey diyarına döndük demek bu arada.. gördüğün gibi sen gittiğinden beri burada değişen pek de birşey yok :P
en kısa zamanda görüşmek üzere :)
Ozgecim selam. Döndüm evet ve döner dönmez de süper bir yere gittim. Siz bu tarafa gelince direk oraya götüreceğim. Giethoorn adi. Google Images'dan bir arastir da istahiniz kabarsin. Boylece hemencecik gelirsiniz belki:)
Bu arada, evet, ben de lensi ciddi dusunuyorum. Acik para biriktireyim direk doktota gitcem.
Berfim, ben sana böyle kahverengimsi tonlarda kemik çerçevenin de pek yakişacagini dusunmekteyim. Bu kanaat nerden cikti bilememekteyim, ve fekat lens elbette en supperi (7-17 yaşlar arası gozluk taktigimdan çoook iyi bilirim), ama zaten her kosulda bi gozlugun olacak degil mi? Kemik seç, kemük. Bir de, olm ya sizin ev de kapaniyor ya, sen gidince aldi beni bir huzun. Bu ressssmennnn benim ankara'da yapayalniz bir insan oldugumun/kaldigimin kanitidir yaa! Elin gavurunda da olsan donup ilk is ankara'ya geliyordun. bi de soyle bulusalim boyle bulusalim diyip duruyosunuz ozgeyle, iyice sinir ediyounuz beni. böhüüüüüüüüü!
Rabiscim, kemuk de kemuk diyorsun ama ben coktan cercevesiz, ibis gibi bir gozluk aldim bile. Artik kemik bi dahakine.
Kuzum, ev kapaniyor evet, ama bu demek degil ki ben oraya bi daha gelmiiicem. Gelip sende, Denizlerde kalicam. Bence daha iyi oldu, temizlikle, kahvaltiyla felan hep siz ugrasirsiniz artik. Ben de misafir gibi yatar yuvarlanirim:)
şimdi rabişcim sen böyle kıskanma, buradaki yalnızlık oradaki ile kıyaslanamıyor :)
o yüzden ilk fırsatta gelicez. ama bu aralar bilge ve ben değiliz bir de yanımızda kardeşim var :) 3 kişilik yeriniz var mı bayan ya da bööle balık istifi yatsak sığacak bir ortam... Çünkü o kadar yolu paşam günübirlik gidip dönmek için çekemezmiş.Tam hollandalı oldu haa...
lens için o kadar para biriktirmene gerek yoktu hele Türkiyeden alsaydın gerçi buradaki fiyatlarını bilmiyorum emme velakin :)
Ozgecim, kardesin hakli, gunubirlik de ne allesen. Detaylar icin tez elden bir mail atacagim sana:)
Berfucum,
Rabiş'in düğünü bissürü anlatıp İstanbul maceramızı bir kaç cümleyle geçmen nedeni ile şu an mazi kalbimde bir yaradır, haberin olsun. Bu arada İstanbul fotoğraflarından oluşan kolaj çalışmanı da bir yerlere bekliyoruz heyecanla, bundan da haberin olsun. Ayrıca seni seviyorum, bundan da haberin olsun.
Kuzum niyetim İstanbul ve Kaş'ı ayrı bir başlıkta ballı ballı anlatmaktı aslında. Sonra dedim "boşver, şindi nazar falan değer". Yannış olmasın, hastasıyım ben o mazinin.
Aman, ammman nazar değmesin, vazgeçtim ben :D
Yorum Gönder