
Kanala nazır odam var, iyi hoş da, bundan mütevellit bir kısım garabet-ül mahlukat ile bir arada yaşıyorum. Misal, Özge’nin şu yazısında bahsettiği büyüklü küçüklü sivrisinekler ve örümcek abiler. Bunlar benim habitatımın vazgeçilmez parçaları oldu. Onu bunu öldürmeyi sevmeyen bir yapım olduğundan da elemanları mümkün olduğunca rahat bırakmaya çalışıyorum. Adeta gizli bir anlaşmamız var: ben onları görmezden geliyorum, onlar da beni. Gül gibi geçinip gidiyoruz genelde. Ama bazen sıkıntı olabiliyor. Anlaşmayı bilmeyen ve odaya yeni taşınmış bir mahlükat-ül cücük, ben tam da uykuya dalmak üzereyken bi aparta geçebiliyor. O zaman işte, bendeniz de n’apayım, yavruyu kendi çabalarımla önce etkisizleştirmeye, bu mümkün olmazsa da öldürmeye mecbur kalıyorum.
Geçen de böyle bi durum oldu. Yatmışım, bi baktım, cüsseli bi örümcek abi yatağa sıfır duvarımda adeta Kuğu Gölü balesini icra ediyor. Bir hareketler bir hareketler…Arada kendini aşağı sallandırıyor, hopp iki sallanıp tekrar duvara yapışıyor. Tamam canım, sevimlisin anladık, ama lütfen, sen bu kendini bilmezlikle gece benim yatağa iniş yaparsan, ben de len bacağım kaşındı diye sana ellersem, sonra sen bi korkarsan, beni ısırırsan…Yani bunların olmasını istemeyiz bebek, değil mi? Diyerekten, hayvanceğizi önce çubuk, sonra kağıt yardımıyla duvardan almaya çalıştım. Fakat nasıl tırstı bu. Adeta deli oldu, kendini oradan oraya atmaya başladı. ‘Dur len korkma, valla bişi yapmıcam, seni dışarı atcam sadece. Orda kuşlar kadar özgür olacaksın bebeyim’ desem de, anlamıyor hayvan. Ve korktuğum üzere, paraşütlen yatağa acil iniş yaptı. Yastığa doğru ilerlemeye başladı, ben önünü kesiyorum, bu sefer yorgana gidiyor. En sonunda peçeteylen bacağından tuttuğum gibi attım dışarı. Yavrum, bu odada yasamanın bir takım kuralları var. Lütfen. Ben sizin ördüğünüz ağlara hamle yapıyor muyum, yapmıyorum. Siz de efendi gibi takılın di mi?
Neyse ama, bu hayvanın oradan oraya koşturduğu bir kaç saniye beni bi şekilde etkilemiş demek ki, gece şöyle bir rüya gördum:
Dünyaya meteor düşmüş ve bu da dinazorların tekrar ortaya çıkmasına vesile olmuş (her nasılsa). Ama eskiden türlü türlü bitki, değişik etli butlu hayvanatla beslenen bu dinazorlar, biz doğanın dengesinin içine ettiğimizden yiyecek doğru düzgün bişi bulamıyorlarmış. Bu yüzden insanları yemeye başlamışlar. Ben ve annem de böyle heyhüla gibi bi dinazordan kaçıyoruz. Yağmur ormanı gibi bi yerdeyiz. Sonra meteorun düşmesiyle tsunami de olmuş, o yüzden sel sularına kapılıyoruz (bilinçalti burda da geçen hafta memlekette yasanan sel felaketine göndeme yapmaktadır). Sel sularıyla bir oraya bir buraya savrulurken (tıpkı duvarımdaki örümcek gibi), suyun altından bir çift göz görüyorum ben. Kafasını bi çıkartıyor, sekiz katlı apartman gibi…Yani kurtulmanın imkani yok, eşedüenlaaaaa diyip kendini bırakıcaksın, o denlicesine hayvani bi yaratik. Dinazor bana hamle ediyor, ağzını açıyor, kafam kadar dişi var, ve ben o sırada anneme dönüyorum ‘Ya anne, mevzumuz buraya kadarmış. Yiycek bu beni. Ama biliyo musun, şimdi o örümceklerin, sivri sineklerin falan neler hissettiğini anlıyorum. Demek ki onlar bizden, bizim onlardan korktuğumuzdan daha çok korkuyorlarmış, Ben de bir örümcek için işte su dinazor gibi bişiyim anne’ diyorum. Dinazor beni tam yiyecekken uyandım. Eh, insan öldüğünü göremez derler, doğru herhalde. Ama bi yusuf yusuf uyandım ki anlatamam. Sen koru yaleppim, dağlara taşlara, gelmesin dinazor bi daa.
Fakat ben bu beynin icine edeyim. Yeter lan. Bacağından tutup dışarı attığım örümceğin korkusuyla da empati kurmaya gerek yok artık. O kadar da olmasın be abicim, bana da yazıktır. Bari rüyalarımda şöyle biraz daha çirkef olayım, onu bunu döveyim, öldüreyim, zımbalayayım örümcekleri, di mi? Freud sağ olaydı da beni bi inceleyeydi, “bastırma çocuğum, dökül” diyeydi, hehyat! Toprağın bol, terapin alemde kral olsun oy Freud, can Freud, oedipus’u komplex Freud.
Ve böylece bir pıroğramın daha sonuna geldik sayın seyirciler. Esen kalın.
6 yorum:
oy oy oy/...yafru hakketen istilaya ugramissin diyeyim.. onlarin habitati senin mekani yer yutarsa karismam :P ben de bu aralar ruyamda kocaman kentler kuruyorum hala, yollarini duzeltiyorum yok ofisler olsun... aah bilincaltima bile girdi yawww...yarebbimmm neymisss....boyle empati kurmayi birak... ama gun olur devran da donermis hani :P hahah bu arada kelime dogrulamada ching cikti...boyle bir adam vardir mimarlik dunyasinda freud kadar diyemeyiz ama muhim sahsiyettir kendisi..
Ching chang chong o zaman:)
Şekerim valla senin Sims yazından sonra ben de düşündüm "acaba bu işe ben de mi girsem diye". Ama bilgisayar oyunlarına hiç kafası basmayan bir gudik olduğum için vazgeçtim:)
o orumceklerden bir tanesini an itibariyle kulagimdan cikardim beybi! hani tavandan dalisa gecenlerden. kulagima sac girdi sandim, malum bendeki sac oraya buraya kacma potansiyeline sahip. ve fekat elime yumsak ve toparlacik bir sey geldi incecik sac telindense. iste o an bi pislik oldugunu anladim ama coktan alimisiz orumcegi elimize. ustelik bir de tostoparlak yapmak suretiyle oldurmusuz... tavanlar, koseler, bucaklar yetmedi; mahlukat simdi de kulak kepcesinden orta kulaga dogru hicret yolunda! daha neler gorecegiz yalebbi!...
Ebrucum bu kadarına ben ancak çüş derim. Manyak mıdır nedir, ne işin var kulakta mübarek? İşte böyle kendini bilmezlere iki tane çakıcaksın, hiç elini korkak alıştırmıycan. Fakat işin gerçekten boku çıkmış. Sivrisinekleri örümcekler hallediyodu da örümcekleri halletmesi için de başka bir hayvan mı alsak ne yapsak:)
Berfucum,
Ben rüyada kaldım. Oha dedim bırrrst dedim hatta. Bilinçaltının ...mna koymuşsun yeminle. Baak bu rüyayı bi düşün bak altından neler çıkıcak. Misal ben çok merak ettim acaba o eşşek kadar örümcek hayatında nereye tekabül ediyor? Bak bi gir skype ben neler çıkarıcam altından...
Yavrum nereye tekabul edecek, zikin basina mi? Freudyen bir yorum oldu bu, sevmedim. Ama cok da merak ettim len, tamam giriyim aksam skype, karsilikli hem icelim hem dertleselim yavlumto. Arada da sen bana psikologluk yap balliburmam, kadife kaftanlim. Yirimm.
Yorum Gönder