
Bir de baktım feysbuk'ta tam 390 tane arkadaş birikmiş. Bu arkadaşların hepsi arkadaş olsa öpüp başıma koyarım, "ne geniş çevrem var benim beee, sırtım yere gelmez, bi düğün yapsam kişi başı bir küçük altından sırf arkadaşlar 390 altın ediyor" diye sevinirim mini çakal gibi. Ama değil anacım değil. Ben "hayırrrrrr" diyemeyen hastalıklı bir bünye olduğumdan mütevellit, misal alt komşunun ebesinin hörekesi gibi çok da alakam olmayan bir kişi beni ekleyince "yaa çok ayıp olur redderdersem" diyip "accept" diyorum. Berfu, kime ayıp olacak, niye ayıp olacak? Bir daha görecek misin o kişiyi?
Sonuç ne oluyor peki? Doğru düzgün samimiyetimin olmadığı adamların status'leri ve gönderdikleri saçmasapan videolar yüzünden, adeta canciğer kuzu sarması olduğum dostlarımın arada sırada koydukları şeyleri bile göremez oluyorum.
Allam hele bazısı var ki her on dakikada bir status güncelliyor. Bak hemen hemen şöyle:
- Pelin is "working"
- Pelin is "still working" (lan o zaman ne diye bi daha yazıyosun kunil?)
- Pelin "wants to see ayıcık" (ki ayıcık erkek arkadaştır sanırım).
- Pelin "akşama çin lokantası'nda" (bravooo. o çubuklar var ya o çubuklar...neyse).
- Pelin "hayat neden bu kadar acımasız?" (Ahh Pelin, salaksın gibi çünkü biraz. Acaba ondan mı acımasız?)
-Pelin "ayıcık'ım seni seviyorum". (Kızım manyak mısın, niye sevgiline ayıcık diyosun? freudyen tespitlerde bulunurum, yakarım başını. ayrıca beş dakka önce hayat acımaz, şimdi ayıcık seni seviyorum bık bık, manik depresif misin, sınırda kişilik misin, kimsin lan sen?).
-Pelin "kahve molasıııııı" (o ıııııı'dan anlıyoruz ki pelin çok sevinçli)
-Pelin "back to work :( " (ne olmasını umuyordun Pelin?)
-Pelin "İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı" (Ah Pelin, tabi ki arada bilindik mısralar yazmalısın buraya ki herkes senin ne kadar entel olduğunu anlasın. Bilmezsin ki Orhan Veli'nin kemikleri sızlamakta mezarında. Zira hepimiz biliyoruz ki senin İstanbul'u dinlediğin falan yok. Kafayı kendinle bozmuşsun, bi kendini dinliyosun, bi de bize dinletiyosun. Kendini dünyanın merkezinde sanan Pelin seni. Yürü git).
Off, ve bu böyle gider akşama kadar. Var böyle insanlar. Ben de feysbuktan önce bilmezdim. Adeta yoruyorlar abicim. Tamam ben de yazıyorum arada bişiler de, "cumaya gittim, dönücem" minvalinde an be an durum bildirmeye ne gerek var güzel kardeşim? Zira Pelin, bu senin için büyük bir şok olacak ama, inan insanlar senin her on dakkada bir ne yapmakta olduğunu hiç merak etmiyorlar. (Pelin is "üh üh üh, insanlar çok acımasız". Sıs la, kırıcam ağzını).
Bunlardan daha kımıl zararlısı başka bir tür varsa onlar da sürekli "Üç gün içinde 10.000 türk bayraklı profil" falan gibi post'lar gönderenler. Vatan millet sakarya videoları atanlar. Şunu kınıyoruz, bunu kınıyoruz, onun ağzına sıçıyoruz diye ortalığı yıkanlar. Bu tiplerin yanında, bana her gün texas poker zamazingosu ya da "profilini kimin izlediğini takip et" gibi saçmasapan şeyler gönderen arkadaşlarım yemin ediyorum yunmuş yıkanmış kalıyor.
Sonuç ne oluyor peki? Doğru düzgün samimiyetimin olmadığı adamların status'leri ve gönderdikleri saçmasapan videolar yüzünden, adeta canciğer kuzu sarması olduğum dostlarımın arada sırada koydukları şeyleri bile göremez oluyorum.
Allam hele bazısı var ki her on dakikada bir status güncelliyor. Bak hemen hemen şöyle:
- Pelin is "working"
- Pelin is "still working" (lan o zaman ne diye bi daha yazıyosun kunil?)
- Pelin "wants to see ayıcık" (ki ayıcık erkek arkadaştır sanırım).
- Pelin "akşama çin lokantası'nda" (bravooo. o çubuklar var ya o çubuklar...neyse).
- Pelin "hayat neden bu kadar acımasız?" (Ahh Pelin, salaksın gibi çünkü biraz. Acaba ondan mı acımasız?)
-Pelin "ayıcık'ım seni seviyorum". (Kızım manyak mısın, niye sevgiline ayıcık diyosun? freudyen tespitlerde bulunurum, yakarım başını. ayrıca beş dakka önce hayat acımaz, şimdi ayıcık seni seviyorum bık bık, manik depresif misin, sınırda kişilik misin, kimsin lan sen?).
-Pelin "kahve molasıııııı" (o ıııııı'dan anlıyoruz ki pelin çok sevinçli)
-Pelin "back to work :( " (ne olmasını umuyordun Pelin?)
-Pelin "İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı" (Ah Pelin, tabi ki arada bilindik mısralar yazmalısın buraya ki herkes senin ne kadar entel olduğunu anlasın. Bilmezsin ki Orhan Veli'nin kemikleri sızlamakta mezarında. Zira hepimiz biliyoruz ki senin İstanbul'u dinlediğin falan yok. Kafayı kendinle bozmuşsun, bi kendini dinliyosun, bi de bize dinletiyosun. Kendini dünyanın merkezinde sanan Pelin seni. Yürü git).
Off, ve bu böyle gider akşama kadar. Var böyle insanlar. Ben de feysbuktan önce bilmezdim. Adeta yoruyorlar abicim. Tamam ben de yazıyorum arada bişiler de, "cumaya gittim, dönücem" minvalinde an be an durum bildirmeye ne gerek var güzel kardeşim? Zira Pelin, bu senin için büyük bir şok olacak ama, inan insanlar senin her on dakkada bir ne yapmakta olduğunu hiç merak etmiyorlar. (Pelin is "üh üh üh, insanlar çok acımasız". Sıs la, kırıcam ağzını).
Bunlardan daha kımıl zararlısı başka bir tür varsa onlar da sürekli "Üç gün içinde 10.000 türk bayraklı profil" falan gibi post'lar gönderenler. Vatan millet sakarya videoları atanlar. Şunu kınıyoruz, bunu kınıyoruz, onun ağzına sıçıyoruz diye ortalığı yıkanlar. Bu tiplerin yanında, bana her gün texas poker zamazingosu ya da "profilini kimin izlediğini takip et" gibi saçmasapan şeyler gönderen arkadaşlarım yemin ediyorum yunmuş yıkanmış kalıyor.
Şimdi ben kendi durumumu açıklayayım. Ben bu feysbuk illetine halen Amerikanya'da eğitimine devam etmekte olan en nadide dostlarımdan biri Burcu sayesinde bulaştım. Bir gün bana "la olm bizim köyde feysbuk diye bişi çıktı, sen de gelsene" dedi. Ben de "Burcum sen girersen ben her türlü girerim" diyip daldım. Güvenirim Burcu'ya. Boru değil, kadim dost. Onla arkadaş olduğumuzda daha regl olmamıştım be, o denlicesine. İlk üç ay sadece beş arkadaşım vardı. Aramızda birbirimizi dürtüyor (poke moke), birbirimizin duvarına işiyoduk. Çok "cozy" bir ortamdı yani. Sonradan tabi bir patladı mevzu. Gelen dürttü giden dürttü. Cadılar Bayramı gelince birbirimize pumpkin mi fırlatmadık, kırismıs gelince hindi mi dövüştürmedik, sonra dostlarımızla sanal rakı masalarına mı oturmadık bu feysbukta..neler neler yapmadık ki. Yemin ediyorum bi sevişmediğimiz kaldı. Kısaca olayın boku sanırım iki üç ay içinde çıktı ve feysbuk "peak" ine ulaşıp tekrar normallemeye başladı. Ama o iki üç ay içinde de geleni eklemişiz gideni eklemişiz, ortalık karmançorman olmuş be yavrucum.
- Berfu "Çarşı Pelin'e karşı" mı yapsam acaba statu mü?
Not: Bu yazıyı okuyan Pelin'ler, üstünüze alınmayın canlarım. Rahat olun.
Not: Bu yazıyı okuyan Pelin'ler, üstünüze alınmayın canlarım. Rahat olun.
9 yorum:
Ben açıkçası "Bak Pelin'e Pelin'e" demek istiyorum. Bir de Berfum, eskiden feysbukta, ben bu arkadaştan daha az haber almak, bundan alacağım haberlerle Mordor'a kale yaptırmak istiyorum gibi opsiyonlar vardı. Belkim hala vardır. Bir de ben herşeyi göze alıp, salakçasına ekledeğim bazı insanları listeden sildim, hunharca. evet yaptım. Hiç bi skim de olmadı valla. Cillop gibin oldu liste. Bence hayatındaki değişikliklere feybuktan başlayabilirsin. Hadi bakalım ...
Evet kuzum, ben de bir bahar temizligi yapmak niyetindeyim. Ya da kulliyen cikicam feysbuktan o olcak.
Len, sen de benim gibi olursun bak, insanları tek tek silip geceleri "ulen ayıp oldu, ya karşılaşırsam da laf sokarsa ne derim ben" diye diye uyuyamazsın, en sonunda toptan kapatırsn hesabı, ehe.
Bir de ben çok güldüm olm, allah da seni güldürsün. Amin.
Ya Deniz olayin ozune inip 'biz niye boyleyiz?' diye dusunmek lazim. Bunu bir skype oturumunda irdeleyelim. Sarap falan al da, aksam irdelerken bir yandan da iki kadeh bisi iceriz karsilikli.
Olm alkolik misin lan? AMATEM'e yatırıcam bak tanıdıklar var. Her fırsatta bi şarap, bi bişi. Sinirleniyorum yannız...
Kizim gecen gun senle icerken karsilikli boyle demiyodun ama. Bilakis 'dur ben biraz daha sarap alip geleyim, sigara bitmis evde, eski izmaritleri somureyim' diye dolaniyordun ortalikta yavru tiryakim. Amatem'e yatarsak da belabel Aslim. Anca belabel kanca belabel. Gitmem ben oraya sensiz. Budur. Sefiyorum seni.
Ben de geleceğim oraya, ben de hakettim, ehe.
Kuzu, sen uygun olduğunda ara hemen, bu akşam hatta?
hahaha ben de hide these notifications olayına girdim... valla liste kabarık ama hepiciğini bir güzel gizleyince gereksiz insan kalmıyor merak etme bu konuda pucca blogunda çok güzel yazmıştı
" Abi teknoloji çok kötü birşey çünkü, her önüne gelene hesap veriyorsun.. İlkokulda 2 kere gördüğün adam bile ilişkinle ilgili kendinde yorum yapma hakkını buluyor.. Orda fotoları sildin diyelim hemen hoop üç mesaj "tatlımm ne oldu:(((" yada kıro hale bulundun diyelim, iletine yazıyorsun gereksiz bir yıldız tilbe sözü, anında altına iki kere merabalaştığın adamdan bir yorum "Can yücelin çok sevmeyeceksen sikmeyeceksin bıdıbıdısını dinle ;)" Sırf bu muhabbetler olmasın diye dondurdum orayı. Kendimden biliyorum abi, koyuyorlar halvetten 1 dak önceki fotolarını, diyorum"
diye aynen durum budur abicim... en son ben ayağım yüzünden 15 gün dışarı çıkamayınca tepemde ilk defa gökyüzü yazdıydım.. sonra da arkadaşımın vefatı üzerine sadece üzgün surat... bil bakalım ne oldu... okulda beni seven hocalarım seferber olmuşlar bu kız kesin depresyona girdi evden dışarı çıkmıyor Bilge de tez derdine ilgilemmiyor onunla diye... yani hayat nelere kadir... yemin billah ettim bir daha statusume ööle üstü kapalı şeyler değil Pelinler gibi "çişe gittim gelicem" diye status yazıcam..hahahahah... bir de twitter a girsen neler olacak kimbilir....
Hmm 'hide these notifications' mid edin Oskecim. Tamam. Ben hemen ona giriseyim, cicek gibi olsun listem.
Ya senin hocalar ne babacanmis, ne anacmis, ne sekermis bu arada. Tabi sazan gibi atlamislar o ayri ama yine de guzel bisi be taa oralardan korunup gozetilmek. Yanniz arada Bilge'yi de harcamislar ilgilenmiyo kizla diye, cok guldum:)
Yorum Gönder