
Baktım da birkaç seferdir yazılarımda örneklemelerimi "görümce" üstünden yapıyorum aile içi sosyal rollere önem veren okur. Bacanak deseler "yenen bişi mi" diye soracak denlicesine uzağım bu tip rollere diyen elit kesim okur: seni de ekşi sözlüğe yönlendiriyorum. Kültüre yabancı gibi kalma öyle köşelerde. Oradan tanımları oku, öğren. Haftaya yazılı yapıcam.
Biz zamanında sosyal psikoloji derslerinden biri için bir çalışma yapmıştık. Aile ve hatta sülale içi ilişkilerin kültere çatttadanak yansıdığı bir kısım atasözünü alt alta sıralayıp, o atasözlerinde verilmek istenen duygu durumunu sormuştuk katılımcılarımıza. Psikolojide katılımcı diyince aklınıza iki şey gelsin: fare ve öğrenci. Bir fisikolong olarak söylemeye utanıyorum ama durum bu. Biz çalışmalarda öğrencileri kullanırız ekseriyetle sonra da sanki bu grup temsili bir grupmuş gibi sıralarız sonuçları. Limitations kısmında da bir cümleyle, silik ve gözden ırak bir yere "bu çalışma 18-24 yaş arası sab-i sübyanla yapıldı. O nedenle birşey bulamamış olabiliriz" der geçeriz. O çalışmada da ilk başta "farelere sorsak daha isabetli olur aslında" diye düşünsek de bir arkadaşımızın dikkatleri farelerin anket kağıdıyla tek alakasının ucundan kemirmek olacağına çekmesi üzerine yine öğrenci kitlesine başvurduk. Hiç unutmam sosyoloji 1 ya da 2. sınıfların dersiydi. "Elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar" adlı atasözünü okuyan bir genç kızımız artiz bi şekilde yerinden kalkarak "pardon ama elti ne ya, hayret bişi" diye sormuştu. Sana hayret lan kıçımın sosyologu. Olm, möhendiz sorsa bi derece derim de toplum bilimle uğraşmak gayesinde olan bir yavru ceylanımızsın, ne artisleniyosun?
Sinirlerine hakim ol dediğini duyar gibiyim okur. Haklısın, bir an kendimi tutamadım. Özür dilerim. Konumuza geri dönecek olursak elti, görümce, kayınço ve bacanak. Bunlar önemli mevkiler. Hepimiz bir gün allah kısmet ederse bu mevkilere ve hatta daha da üst mevkilere (bkz. kaynana, kayınbaba, dünür) erişeceğiz. O nedenle neyin ne olduğunu bilelim.
Şimdi efendim ben karar verdim, çok taşaklı bir görümce istiyorum. Aynen atasözlerinin yansıttığı gibi bir tip olsun. Gıcık olsun yani. Kolunda böyle na bileğine kadar çangur çungur altın bilezik olsun. Düğünlere giderken saçlarını tepeden toplayıp öne dolma yaptırsın. Bi de kıçını attıra attıra gitsin her yere. Erkek kardeşine (yani benim kocam olacak adama, -kim lan o bu arada?) çok düşkün olsun ve bundan dolayı beni hiç sevmese de benle iyi geçinmek zorunda olsun. Eee malum beni üzerse ben de evde kardeşini üzerim. Sonraaaa, çocuk kendi taraflarına benzemiş diye sevinsin, dost meclislerinde övünsün ben de "ama huyu da neyse ki bana benzemiş" diye laf çakayım. Arayayım dostlarımı, annemi, beziş'i falan, sürekli görümcemden dert yanayım, "ay şimdi de şöyle yaptı böyle dedi" diye. Onlar da bana 'amaaan tek derdin bu olsun. Kocanla iyi ol da gerisi mohim degil' desinler.
Böyle olsun olm. Moderniteden sıkıldım yemin ederim. Eskiden daha güzelmiş herşey. Aradığım heyecanı bana ancak bir görümce yaşatabilir. Bekliyorum seni görümce. O gün geldiğinde hiç tanışmamış olmayı dileyeceksin bebeyim.
Resim: İstediğim görümce resmini de Umut Sarıkaya'nın mevzuyla ilgili karikatürlerini de bulamadığım için, sinire kesip bunu koydum resim diye abicim. "Konumuzla ne alakası var" diye düşünüp korteksi yakmayın boşuna.
Biz zamanında sosyal psikoloji derslerinden biri için bir çalışma yapmıştık. Aile ve hatta sülale içi ilişkilerin kültere çatttadanak yansıdığı bir kısım atasözünü alt alta sıralayıp, o atasözlerinde verilmek istenen duygu durumunu sormuştuk katılımcılarımıza. Psikolojide katılımcı diyince aklınıza iki şey gelsin: fare ve öğrenci. Bir fisikolong olarak söylemeye utanıyorum ama durum bu. Biz çalışmalarda öğrencileri kullanırız ekseriyetle sonra da sanki bu grup temsili bir grupmuş gibi sıralarız sonuçları. Limitations kısmında da bir cümleyle, silik ve gözden ırak bir yere "bu çalışma 18-24 yaş arası sab-i sübyanla yapıldı. O nedenle birşey bulamamış olabiliriz" der geçeriz. O çalışmada da ilk başta "farelere sorsak daha isabetli olur aslında" diye düşünsek de bir arkadaşımızın dikkatleri farelerin anket kağıdıyla tek alakasının ucundan kemirmek olacağına çekmesi üzerine yine öğrenci kitlesine başvurduk. Hiç unutmam sosyoloji 1 ya da 2. sınıfların dersiydi. "Elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar" adlı atasözünü okuyan bir genç kızımız artiz bi şekilde yerinden kalkarak "pardon ama elti ne ya, hayret bişi" diye sormuştu. Sana hayret lan kıçımın sosyologu. Olm, möhendiz sorsa bi derece derim de toplum bilimle uğraşmak gayesinde olan bir yavru ceylanımızsın, ne artisleniyosun?
Sinirlerine hakim ol dediğini duyar gibiyim okur. Haklısın, bir an kendimi tutamadım. Özür dilerim. Konumuza geri dönecek olursak elti, görümce, kayınço ve bacanak. Bunlar önemli mevkiler. Hepimiz bir gün allah kısmet ederse bu mevkilere ve hatta daha da üst mevkilere (bkz. kaynana, kayınbaba, dünür) erişeceğiz. O nedenle neyin ne olduğunu bilelim.
Şimdi efendim ben karar verdim, çok taşaklı bir görümce istiyorum. Aynen atasözlerinin yansıttığı gibi bir tip olsun. Gıcık olsun yani. Kolunda böyle na bileğine kadar çangur çungur altın bilezik olsun. Düğünlere giderken saçlarını tepeden toplayıp öne dolma yaptırsın. Bi de kıçını attıra attıra gitsin her yere. Erkek kardeşine (yani benim kocam olacak adama, -kim lan o bu arada?) çok düşkün olsun ve bundan dolayı beni hiç sevmese de benle iyi geçinmek zorunda olsun. Eee malum beni üzerse ben de evde kardeşini üzerim. Sonraaaa, çocuk kendi taraflarına benzemiş diye sevinsin, dost meclislerinde övünsün ben de "ama huyu da neyse ki bana benzemiş" diye laf çakayım. Arayayım dostlarımı, annemi, beziş'i falan, sürekli görümcemden dert yanayım, "ay şimdi de şöyle yaptı böyle dedi" diye. Onlar da bana 'amaaan tek derdin bu olsun. Kocanla iyi ol da gerisi mohim degil' desinler.
Böyle olsun olm. Moderniteden sıkıldım yemin ederim. Eskiden daha güzelmiş herşey. Aradığım heyecanı bana ancak bir görümce yaşatabilir. Bekliyorum seni görümce. O gün geldiğinde hiç tanışmamış olmayı dileyeceksin bebeyim.
Resim: İstediğim görümce resmini de Umut Sarıkaya'nın mevzuyla ilgili karikatürlerini de bulamadığım için, sinire kesip bunu koydum resim diye abicim. "Konumuzla ne alakası var" diye düşünüp korteksi yakmayın boşuna.
10 yorum:
Dün işyerinde konuştuk bu görümce konusunu. Malum olmuş sana :) Benim bir görümcem var. Öyle bileziği neyim de yok. Huysuzluğu da. seviyom kendisini ben. Arada bir kocadan hebersiz araştığımız, buluştuğumuz hatta dertleştiğimiz bilem oluyor. Yalnız bu görümce lafı bende olumsuz çağrışımlar yaptığından görümce demem gerektiğinde "börülce" diyorum. Herkes anlıyor vallaha. Bahçelerde börülce, oynar gelin börülce şarkısını bu nadide blog post'un sahibine gönderiyoum. Bir de eltim Rabia'ya :) Hehe :)
ben de elti olarak aliyorum mirim, didim :) bende de bir gorumce var lakin kendisi bildigin cocuk!, hehe :) o nedenle bu kapsama benimki de girmiyor maalesef. berfu bu arada bu post'u blog tarihinde okudugum en super post ilan ettim, bitti! ozellikle de pisikoloci camiasina iliskin tespitlerinin hastasi oldum. o eskiye donusun sana yasatacagi aksiyonu da bi gun okumak isteriz, haberin olsun, yalarim.
Kızlar sizin görümcelere nazar değmesin:)
Aslında benimki de lafın çoku ama ne bileyim buralar çok sıkıcı falan, herhalde ondan böyle bir aksiyona özendim.
Rabiş'im o gün gelirse "Görümce Görmeyeyim Ömrümce" diye yeni blog açıcam zaten:)
hahaha len insan böyle bedduaa eder mi kendisine oolum... hehehehe ...
bak benim iki kaynım bir eltim var... Görümce yok emme velakin bunun da avantajlarını yaşıyorum..Aile düzeni şöyle ki.. şimdik ailenin gelini eltim ...o pek güzel yapıyor bu işi... hiç rol kapasım yok... :P... ben ailenin kız çocuğu... aynen bu şımarıklık da... hatta son izmir gezisinde azıcık hastaydım böyle kayınvalidem havlulara sabunlar sürüp bağrıma her akşam koymak suretiyle şımartmıştır bu gelin bozması kız çocuğunu. Keza suya sabuna dokunmayan bünye daha çok bilgenin yeğeni ile muzurluk peşine düşmüş ve büyük kaynın gelin demesi ile kendine gelmiştir...
Özgecim ne güzelmiş yaaaa:) Olm ben de böyle bişi istiyorum işte. O formatta bişey. Bi fark, görümce de olacak, o kadar.
Ya ne süper kayınvalden varmış senin de, maşallah diyorum:)
Hanfendi bizi arayıp eltisinden dert yanacak ve biz de kocan iyi olsun da diyeceğiz :)
Fotoğrafı görünce ilk düşüncem: görümce ile şu fotoğrafı nasıl bağlayacak acaba deli, olmuştu. Maşrapa'yla görümce arasındaki çağrışımı nasıl yaptın acaba çok merak ediyorum? Onu koymayı düşünmen bile beyindeki bir şeylerden olsa gerek... Farelere mi baksak öğrencilere mi :)
Kıçını iki yana bence yengeler atar :)
Kizim neden necefli'yi koydugumu en altta acikladim, dogru duzgun oku yaziyi. Umut Sarikaya'nin 'kir dugunu isterim' diye tutturan geline sehpayla vuran ve 'bir yalani yasiyorsun. Yozgatliyiz biz' diye haykiran gorumce karikaturunu bulmayi cok istedim, fekat internet musade etmedi.
Bu arada senle ben de gorumce olcaz ya, bize de 'radiohead dinleyen kizdim, ne ara gorumce oldum' karikaturunu gonderiyorum. Bak kardesimiz bu yaz evlenise ayni o formatta takilcaz korkarim:)
Ha yok aradaki bağlantıyı nasıl yaptın derken karikatürü bulamayınca nasıl oldu da maşrapada karar kıldın demek istemiştim :) Ben korteksi ilk cümlede görümce geçince ve fotoğrafı ilk gördüğüm anda yaktım sanırım :D
Hah Umut Sarıkaya'nın o karikatürünü bilmiyorum ben. Dur bir aratayım, belki vardır :)
Ben Radiohead dinleyen elti ve eskiden Radiohead dinleyip de "ne ara görümce oldum" diyen görümce istiyorum Berfum. Böylece eltimlen (iki elti ortak görümceye sahip olunur di mi?) bir araya gelip görümcenin dedikodusunu yaparken aynı anda yüzüne gülebileceğiz.
Bu hayalde en çok arzuladığım sahne Altın Günü'dür bu arada. Tüm gelişmeler altın gününde yaşanmalıdır. :)
Yorumumu, Zaytung'dan Altın Gününe ilişkin bir haberle bitirmek isterim:
"Orta Doğu Ülkeleri Türkiye Liderliğinde "Altın Günü" Yapmaya Hazırlanıyor
Bulunduğu coğrafyada bölge liderliğine oynayan Türkiye'nin gelişmekte olan Ortadoğu ülkelerine yaptığı "Altın Günü" teklifinin büyük ilgi gördüğü bildirildi. Buna göre her ay bir ülkeye düzenlenecek ziyaretlerle hem dostluk yolunda hem de ekonomik anlamda büyük mesafeler katedilmesi hedefleniyor. "
Devamı: http://www.zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=1070
Aha tamam ben de ondan istiyorum:)
Kizim bu arada Zaytung'un haberine koptum. Gul gul oldum len. Allah razi olsun.
Yorum Gönder