
Kalkar kalkmaz önce perdeleri sonra pencereyi açmalı. Buz gibi hava yüzünüze vurucak, hafiften titreyeceksiniz.
Sonra odadaki tatlı uyku kokusu silinecek yavaş yavaş. Tertemiz bir hava dolacak dip bucak. Derin bir nefes. Şimdi biraz daha ayıldınız.
Dışarının sesleri gelecek kulağınıza. Tanıdık sesler bunlar. Kepenk açan esnafı işiteceksiniz. Birbirleriyle selamlaşacaklar. "Günaydın, günaydın, günaydın....". Karşı apartmanın ikinci katında oturan Aysel Hanım'ın temizlikçisi yine erkenden gelmiş, gördünüz mü? Halı çırpma sesi. Okula giden çocukların şenşakrak ve arada birbirleriyle takışan sesleri...Kornalar. "İlerlesene be adam, kör müsün?". Yok, sinirli sürücüler de canınızı sıkmasın hemen. Daha başka şeylere kulak vermeli. Üst kat komşusunun 16 yaşındaki kızı ilk defa aşık olmuş. Bakın sabah sabah radyoda çalan Sezen Aksu şarkısına nasıl eşlik ediyor bağıra çağıra : "aaaaaaah yanmışım ben...aaaaaah sönmüşüm ben". Kafanızı yukarı uzatıp seslenmeyi düşündünüz bir an: "daha çok aşık olacaksın kızım". Sokaktan bir simitçi geçiyor şimdi. "Gevreeeeeeek". Bakkalın çırağı koşturdu önüne, iki simit istedi. Bozuk paraların sesini işittiniz mi? Alt komşunun da penceresi açık, mutfakta kahvaltı masasındalar. Çaylarını karıştırıyorlar ma-aile. Bu Makbule Hanım'lar da çayı hep iki şekerli içer, karıştır karıştır bitmez. İyi ki de bitmez. Çın çın çın çın. Ne güzel ses.
Şimdi artık sizden de bir ses karışmalı onlara. Hadi siz de açın radyoyu. Ve aşağıdaki şarkı çalsın.
Sonra odadaki tatlı uyku kokusu silinecek yavaş yavaş. Tertemiz bir hava dolacak dip bucak. Derin bir nefes. Şimdi biraz daha ayıldınız.
Dışarının sesleri gelecek kulağınıza. Tanıdık sesler bunlar. Kepenk açan esnafı işiteceksiniz. Birbirleriyle selamlaşacaklar. "Günaydın, günaydın, günaydın....". Karşı apartmanın ikinci katında oturan Aysel Hanım'ın temizlikçisi yine erkenden gelmiş, gördünüz mü? Halı çırpma sesi. Okula giden çocukların şenşakrak ve arada birbirleriyle takışan sesleri...Kornalar. "İlerlesene be adam, kör müsün?". Yok, sinirli sürücüler de canınızı sıkmasın hemen. Daha başka şeylere kulak vermeli. Üst kat komşusunun 16 yaşındaki kızı ilk defa aşık olmuş. Bakın sabah sabah radyoda çalan Sezen Aksu şarkısına nasıl eşlik ediyor bağıra çağıra : "aaaaaaah yanmışım ben...aaaaaah sönmüşüm ben". Kafanızı yukarı uzatıp seslenmeyi düşündünüz bir an: "daha çok aşık olacaksın kızım". Sokaktan bir simitçi geçiyor şimdi. "Gevreeeeeeek". Bakkalın çırağı koşturdu önüne, iki simit istedi. Bozuk paraların sesini işittiniz mi? Alt komşunun da penceresi açık, mutfakta kahvaltı masasındalar. Çaylarını karıştırıyorlar ma-aile. Bu Makbule Hanım'lar da çayı hep iki şekerli içer, karıştır karıştır bitmez. İyi ki de bitmez. Çın çın çın çın. Ne güzel ses.
Şimdi artık sizden de bir ses karışmalı onlara. Hadi siz de açın radyoyu. Ve aşağıdaki şarkı çalsın.
9 yorum:
Edith Piaf sabaha en cok yakisan ses bence :)
Di mi:) Bence de. Afiyet olsun o zaman.
Yaşasın blog yazıları yağıyor :)
Isim gucum yok galiba Didemcim benim:)
Simite Gevrek dendiğini duymak!Bu iyi geldi:)
Hayat, sen de izmirlisin galiba:)
İzmir değil ama yakın:)
Bu hikayedeki kahramanlardan biri olmak için yan dairedeki komşun olmayı teklif ediyorum...
Ya da üst kat komşun olayım ama o durumda "tey üst kat komşusunun kızı aşık olmuş" diyip geçiştiremezdin... Bi zahmet yukarı gelirdin, çay içmeye :)
Yan iyidir.
Kuzum sen nerde olursan ol benim yasadigim tum hikayelerimin gobegindesin biliyosun:)
Yorum Gönder