7 Nisan 2010 Çarşamba

''Collateral Murder – Bir Savaş Suçu''


Postdijital'in sivri dilli yazari F. dun demis ki:

Dünyada dün gecenin konusu, bir Amerikan helikopterinin, aralarında Reuter Ajansı’ndan bir gazeteci ve foto muhabirinin de bulunduğu bir düzine insanı katledip, içlerinde 2 küçük çocuğun bulunduğu, yaralıları kurtarmaya gelen minibüse de saldırmasını konu alan video idi.


Mevzubahis yazi asagidaki linkte. F.'nin yazisinin altindaki videoyu izlerken kani donmayan olursa insanligini bir kez daha gozden gecirebilir zannimca.

Collateral Murder – Bir Savaş Suçu

5 yorum:

Serendipity dedi ki...

Bu gece bu videonun rüyama girmememesi dileğiyle...

Hayat Belki Bazen dedi ki...

Videoyu izlemedim ama gerçekliğinden kuşku duyacak kadar septik değilim. Böyle şeyler izlememeye çalışıyorum. İzlersem;üzülürüm, şaşırmam!

KuzeyGüney dedi ki...

Aslında şaşırmamak lazım di mi bunlara?
Hayat, izle bence. Ben ki insanın en iğrenç, en zayıf hallerini anlamaya çalışan gudik bir tipim, bunu hafsalam almıyor:/

Deniz Ural dedi ki...

Canım, sen bu yazıyı yayınlamadan bir gece önce bizim TV kanallarında da uzun uzun gösterdiler bu videoları, "bakın bakın nasıl da... cık cık" şeklinde. Kanım dondu ilk izlediğimde, konuşmaları da duyabilmek için tekrarını izleyeyim dedim. Sonra üçüncü tekrar beşinci tekrar derken kanalı değiştirdiğimi hatırlıyorum. Ertesi sabah senin bu yazını gördüğümde ise dün geceki görüntüler tamamen aklımdan çıkmıştı!

Sahneler, hani şu acayip gerçekçi bilgisayar oyunları var, onlara benziyor. Bu oyunlarla büyüyen, helikopterdeki 18-20 yaşlarındaki Amerikan askerlerinin de aynı ruh halinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü kaçırdığının peşine düşüyor, tekrar tekrar vuruyor, cesetlerin ezilişini izliyor (resmen puan topluyor, level atlıyor!) ve bunları yaparken helikopterde olması ekranın bu tarafında olmak gibi geliyor. Sen daha iyi bilirsin kuzum ama bu durum bana baya aşikar göründü.
[Bu konuda insanlar yok "filmler çok kanlı, bilgisayar oyunları çocuklarımıza adam öldürmeyi öğretiyor" ekseninde tartışıyorlar. Bu hem alakasız (başka bir minvalde alakalı) hem de hedef şaşırtıcı bence. Çünkü insanın ne olduğu, her bir insanın kendisininki gibi gerçek bir hayata sahip olduğu öğretilen her kişi sanalla gerçeği ayırt edebilir bence. Savaş halinde bile.]

Haberlerde böyle samimiyetsiz "cık cık"lar eşliğinde bin kere tekrarını izleyince de aynı oyun etkisi mi oluyor nedir, sanki sadece televizyon ekranında, başka bir boyutta yaşanmış bitmiş şeyler gibi anlık izleyip unutuyor insan. Halbuki bunu görünce çok daha beterlerinin yaşandığını düşünmek lazım. Bu duyarlılıklarım arasıra çıkan olaylar üzerine değil her zaman olsun istiyorum ama yabancılaştırarak kanıksatmak gibi bir şeyler dönüyor galiba bilemedim ki. O asker çocuklardan farkımız aslında ne kadar acaba? Neyse...

Velhasıl, bunu paylaştığın için çok teşekkür ederim canım. [Ben senin gibi az kelimeyle çok şey anlatmasını nesirde beceremiyorum, çok uzadı valla yorum :)]

KuzeyGüney dedi ki...

Deniz'im dediklerinden adeta ayrı bir post olur imiş:) Hepsine de katılıyorum. Ve evet, bu görüntülerin üst üste verilmesinin nedeni "duyarsızlaşalım" diye. Duyarsızlaşmayalım:/