3 Nisan 2010 Cumartesi

Merhaba, ben ibişötesinden geldim ve bu halimden mutluyum


Bazen nasıl da şapşal oluyorum.
Şapşal sevimlisi gibi.
Hihhhhh, şapşal sevimlisi seven birini bulsam. Bütün şapşallıklarıma neşeyle gülse.

Mesela sabah işe gitmeden önce saçlarımı yıkamadan hızlıcana bir duş almak için girdiğim banyoda, köpüklü möpüklü baya da bildiğin uzun duş işine giriştiğimi on dakka sonra dehşete düşerek fark ettiğimi anlattığımda beni yadırgamasa. Ne severim onu.

Ve evet, dün sırf bu nedenle işe geç kaldım. İkinci şampuanda, kafam köpük köpükken adeta aydınlanma yaşadım: "hassittir, eni konu banyo yapıyorum, saçlar bir saatte kuruyor, 9'da işte olmamın artık imkanı mümkünati kalmadı. Elveda güzel yarınlar, elveda danışman....Merhaba saç kurutma makinesi"

4 yorum:

Deniz Ural dedi ki...

Ayol banyodan çıkarken sırtını durulamayı unutup da köpüklü köpüklü gezen çocuk aklıma geldi :) Ama onunki ilaçlı milaçlı hastalıktı, seninki hakikaten şapşal sevimlsi gibi, ehe.
Ben de geçen gün 03:30 sularında yatarken "allaam, saatin yarısı 30 mu oluyordu 50 mi?" diye on dakika filan düşünüdüm. Fekat şapşallık değil de sarhoşluktu o galiba :)

KuzeyGüney dedi ki...

Ha ha:) Hatirladim o çocuğu ya. Ama hakikaten onunki başka şekerim, karıştırmayalım.
Sarhoşken öyle şeyler yapılıyor Deniz'im, sıkıntı yok.

yakınuzak dedi ki...

Berfum seni her halinle seviyorum, gınalı guzum...

KuzeyGüney dedi ki...

Canım, al benden de o kadar.