Ohommm. Yayinimiza kaldigimiz yerden devam ediyoruz. Karsinizda kanalimizin hem sahibi hem muduru hem sekreteri hem de sunucusu KuzeyGuney Hanim. Ta taaaaa....(konfeti, islik, gulme ve alkis efenkti).
Melaba canim. 'Tatil mi yaptik dayak mi yedik belli degil' seklinde tanimlanabilecek bir donem sonrasinda, ah ne hos, yine beraberiz. Dorusu seni cok ozledim. Nasilsin isallah? Ben biraz saskinim her zamanki gibi zira yok saat farkiydi, yok mevsim degisikligiydi, yok efendim otuz saatlik ucak yolculuguydu derken bunye bi sasirasi olmus normal olarak. Kisa devreden kisa devreye kosuyorum yeminlen. Neyse. Yine bir soylenmece hali bende. Gordugun gibi degisen bir sey yok:)
Uzun uzun tatilden bahsedebilirim ama sanki sikilirsin, bunalirsin, okumazsin. O nedenle cok ozet gecerekten, biraz da Ozge'den feyz alarak madde madde bir seyler siralayacagim.
- Dogayla ic ice olayim, dag bayir yuruyeyim, camur copalak bana koymaz diyen bir yapin varsa Avustralya gidilesi bir yer. Ben o kadar cesitli bitkiyi hayvani vallayi baska yerde gormedim.
- Yagmur Ormani'nin adinin neden yagmur ormani oldugunu bizzahati anladim. Ormanin icinde surekli bir bulut kumesi geziniyor. Hava da kisin gobeginde 25 derece. Bu nedenle hep bir nem, hep bir ciseleme hali var. O nemden sen de bir yumusuyorsun bir yumusuyorsun. Tenin falan cicek gibi oluyor yemin ediyorum. Bize ne len senin teninden diyen asabi okur icin daha bilimsel cumleler kurayim: 'Yagmur Ormanlari dunyamizin akcigerleridir'. Dur len bu cografya hocasi cumlesi oldu. Basa sariyorum. Yagmur ormanlarinda gunes isiklarinin sadece % 10'u agaclardan firsat bulup da yere degiyormus. Ormanlar bu nedenle karanlik ve hep kopkoyu yesil. Buyuk buyuk orumcek abiler, yilanlar, yagmurun sesini taklit eden sakaci kuslar, papaganlar ormanlarin baslica evsahipleri.
Melaba canim. 'Tatil mi yaptik dayak mi yedik belli degil' seklinde tanimlanabilecek bir donem sonrasinda, ah ne hos, yine beraberiz. Dorusu seni cok ozledim. Nasilsin isallah? Ben biraz saskinim her zamanki gibi zira yok saat farkiydi, yok mevsim degisikligiydi, yok efendim otuz saatlik ucak yolculuguydu derken bunye bi sasirasi olmus normal olarak. Kisa devreden kisa devreye kosuyorum yeminlen. Neyse. Yine bir soylenmece hali bende. Gordugun gibi degisen bir sey yok:)
Uzun uzun tatilden bahsedebilirim ama sanki sikilirsin, bunalirsin, okumazsin. O nedenle cok ozet gecerekten, biraz da Ozge'den feyz alarak madde madde bir seyler siralayacagim.
- Dogayla ic ice olayim, dag bayir yuruyeyim, camur copalak bana koymaz diyen bir yapin varsa Avustralya gidilesi bir yer. Ben o kadar cesitli bitkiyi hayvani vallayi baska yerde gormedim.
- Yagmur Ormani'nin adinin neden yagmur ormani oldugunu bizzahati anladim. Ormanin icinde surekli bir bulut kumesi geziniyor. Hava da kisin gobeginde 25 derece. Bu nedenle hep bir nem, hep bir ciseleme hali var. O nemden sen de bir yumusuyorsun bir yumusuyorsun. Tenin falan cicek gibi oluyor yemin ediyorum. Bize ne len senin teninden diyen asabi okur icin daha bilimsel cumleler kurayim: 'Yagmur Ormanlari dunyamizin akcigerleridir'. Dur len bu cografya hocasi cumlesi oldu. Basa sariyorum. Yagmur ormanlarinda gunes isiklarinin sadece % 10'u agaclardan firsat bulup da yere degiyormus. Ormanlar bu nedenle karanlik ve hep kopkoyu yesil. Buyuk buyuk orumcek abiler, yilanlar, yagmurun sesini taklit eden sakaci kuslar, papaganlar ormanlarin baslica evsahipleri.
-Yagmur yagarken krater gollerinde, dibi gorunmeyen ciyan miyan dolu camurlu selalelerde yuzdum. Niye yuzdun len diyen temkinli okur: sen olsan sen de yuzerdin. Insan tutamiyor kendini, bir daha ne zaman gelicem diyip diyip giriyor suya.
- Uc tane sehirdeydim temel olarak: Melbourne, Sydney, Cairns. Sydney'den Cairns'e gitmenin ucakla uc saat surdugunu ozellikle belirtmek isterim. Neredeyse Amstersam-Istanbul gibi. Yani mirim, Avustralya cok buyuk, ay nasil buyuk bir memleket.
- Melbourne cok sevimli. Sydney biraz karisik. Bir de cok ozur ama Cinli gormekten bunaldigim bir noktaya geldim orda. Cairns ise Kemer gibi bir yer. Oteller moteller. Yani sehrin bir numarasi yok ama cevresi on numara. Iste ormaniydi selalesiydi falan hep orda.
- Cairns bir de dunyanin en buyuk mercan kayaliklarinin (Great Barrier Reef) oldugu yer. Allam yaleppim orada yuzerken gordugum seyleri bir daha gorebilir miyim ki? Rengarenk baliklar, mercanlar...Kayip Balik Nemo bir yalandan ibaret degilmis.

- Orda bir de ergenlik doneminde bir kopekbaligi gordum. Reef'tekiler insan yimezmis dediler, ondan dolayi heyecan yapmadim. Yoksa yemin ediyorum abi altimdan yuze yuze gidince kalpten giderdim, kendisini de ugrastirmamis olurdum boylece. Hazirindan yemek.
- Bu resimdeki baligin adi Napolyon bisi bisi baligi. Onu da sevdim oksadim. Allah akil fikir versin dedigini duyar gibiyim. Sen de haklisin ama turistlik zor zanaat. Illa Capon gibi her seye atlamak istiyor insan.
- Avustralyali abiler ve de Avustralya'ya turistik gezi amaciyla gelen baska abilerden pek hazzetmedim. Onlarin yaninda Reef'teki kopekbaligi kuzu kalir yeminlen. O derece avcilar. Zaten adamlarda hic bar pavyon kulturu yok abicim. Saat 10 dedin mi herkes dut gibi sarhos. Insan biraz edebiyle icer. Gercekten bak, bu memleketin en kotu tarafi bu sanirsam. Irish pub'dan kelli mekan bulmak zor. Zati ondan dedim be okur, sehir insaniysan o tarafa gitme bu tarafa gel. Ben sahane mekanlara goturcem seni.
- Cairns'te Travellers Oasis diye bir hostelde kaldik. Boyle bir Olympos havasi...Cok hostu. Oraya gidersen baska yerde kalma, bizden John'a selam soyle, sana en kralindan oda ayarlar icabinda.
Iste boyle.
Onemli olan olmeden sakatlanmadan gelmekti. Onu da becerdik cok sukur. Sikinti yok. Simdi yine yavru Dutchlarla hayatimiza kaldigimiz yerden devam edecegiz. Bu arada seni hic ihmal etmeyecegimi, her firsatta yazacagimi bilmeni isterim. Gorusuruz cicim.
Fotograf: En üstteki benden, diğerleri google'dan.
Fotograf: En üstteki benden, diğerleri google'dan.

7 yorum:
Avustralya'da yağmur ormanı olduğunu bilmiyordum. Avustralya deyince benim aklıma hep çölde zıp zıp zıplayan, kafalarını annelerinin kesesinden çıkarıp kameraya şapşalca bakan kangurular gelir nedense. Ama ben de görmek istiyorum oraları. Kızları nasıl, güzel mi bari ?
Valla inan ben de gitmeden evvel bilmiyordum, varmis. Kanguru ve koalası yine de daha meşhur tabi. Onları bir nevi Safranbolu lokumu ya da Afyon kaymağı gibi düşünebiliriz. Kızlara gelince, valla çoğu tombiş geldi bana, ama maşşallah hiç tombişiz oramızı buramızı saklayalım dememişler. Pek rahatlar. Şu durumda gitsen sıkılmazsın diye düşünüyorum Madman:)
Yavrum fotoğraf gugıl abiden demişsin ama o napolyonun yanında ehe ehe diye el sallayan kızın sen olduğuna eminim ben, saçlar eller filan. Yeme bizi şimdi.
Bir de kış mevsimi demişsin ama ben burada kışın şelalede yüzdüğümü hiç hatırlamıyorum. Hollanda'nın yazı gibi bir şey galiba Avustralya'nın kışı.
Yediğin içtiğini de anlatman temennisi ilen esenlikler diliyorum. :)
Denizim sen beni ne zaman tüplü müplü dalış yaparken gördün? Ben batarım len o tüple:) Şaka bir yana, sadece şınorkelle gezindim. Hani Kaş'ta yaptıydık, gözümüze burnumuza su kaçmıştı kunil gibi. Bu sefer çözdüm mevzuyu.
Kıştı yeminlen ama kuzeyine gittikçe hava ısındı. Şelaleye de dona dona girdim çıktım, şükür öldürmeyen rabbim öldürmüyor Deniz:)
Berfum,
Nemo ile yüzdüğüne inanamıyorum. Vallahi, sana olan sevgim saygım bir kat daha artarak olmayacak bir yere geldi.
Nemo ile yüzmedim Aslım ya. Hatta göremedim kendisini maalesef. Sevgin de bir azalma olmasın ama rica ediyorum.
Haaa...
Ben de ne biçim dikkat eksiğiyim gördüğün gibi. Seninkinde azalma olmuyorsa bende hiç olmaz :)
Yorum Gönder