1 Eylül 2010 Çarşamba

Adres Değişikliği Nedeniyle Zararına Satışlar


Taşındım. Yeni evim hayırlı uğurlu olsun. Amin.
Yeni evim çok güzel. Alenen iki oda bir salon ayol. Yani bildiğin ev. Vay didim. Ev arkadaşım P. ve İtalyan eniştem L. var ortamda. Bir de iki tane sıçan. Kafeste debelenip duruyorlar. Annem görse çığlığı basar, bir de üstüne "allah akıl fikir versin" der. Ben kedi isterdim doğrusu ama an itibariyle eldekiyle yetineceğiz ve komşunun kedilerini (Max ve Puma) severekten hayatımıza devam edeceğiz. Yeni evim bölüme beş dakka, kürkçü dükkanına ise bir dakika mesafede. Tehlikeli mirim. Çok tehlikeli. Zaten adama sarı liraları döküyorduk, artık bir de "ay aman yolumun üstü" diye diye gençliğimizi güzelliğimizi bar köşelerinde heba etmeyiz işallah. Yok len etmem bence. Zaten 30'u görünce aklım çıkmış, hayatımda ilk defa ciddi kararlar almanın arifesine gelmişim falan.

Yeni evim güzel ve eski eski evim de çok güzeldi. Oradan iyi bir dosttan ayrılır gibi biraz üzgün ayrıldım. O evle birlikte hayatıma girenleri, ev arkadaşlarımı düşündüm. Odamda kurulan sofraları, penceremi tıklatıp gelen arkadaşları, rahmetli danışmanım ve E. ile odada içilen şarapları, tek kişilik koltuğa oturup bana içini dökenleri, beni tek kişilik koltuğa oturtup dinleyenleri, gece 3'te kürkçü dükkanından çıktıktan sonra oraya doluşup attığımız tek-i-ala'ları, evin önünde ot çeken homlısları, kanalın suyuna bakarak dalgın dalgın sigara içtiğim zamanları, çok da uzak olmayan bir geçmiş zamanda sürekli ağladığım ve uyuyamadığım için yine aynı koltuğa oturup kendimi unutuna kadar bir başıma içtiğim tuhaf geceleri ve bu gecelerin bazılarında da kendini unutmak için bana eşlik edenleri, yine çok uzak olmayan başka bir geçmiş zamanda orada kendimi eksiksiz ve tam hissettiğim anları, attığım uzun bir kahkahayı ve bir şişe daha beyaz şarap getirmek için mutfağa gittiğimi, büyük pencerelerimi, yağmurun, kanalda vraklayan ördeklerin ve antreman yapan kanocuların sesini, sudan ne zaman büyük bir tekne geçse sanki ilk defa sudan geçen büyük tekne görüyormuşum gibi heyecanlandığımı ve ve ve daha birçok şeyi hatırladım. Hatırladım da yine şaştım: insanlara, evlere ve eşyalara neden bu kadar bağlanıyorum?

Şimdi yeni evde yeni hikayeler biriktirme vakti. Bir zaman sonra buradan ayrılırken benzer bir yazı yazacağıma eminim. Zira bloga baktım da Ankara için, İzmir için ve dahi sadece yazları gittiğim Safranbolu'daki babanne evi için bile yazı yazmışım. Yüce rabbim beni de böyle yaratmış, yapcak bir şey yok.

Hayalimdeki evi sorarsanız eğer, hayalimde içi hep dolu, fıkır fıkır, neşeli bir ev var. Çoluk çocuk, eş-dost, arayan soran, giden gelen bitmesin. Ve bazen yalnız kalmak istediğimde çekilecek sessiz mi sessiz bir köşe olsun. Bir de bahçe ve zeytin ağacı. Çok şey mi istiyorum? Belki. Ama istiyorum. Rabbim sana geliyorum, duy sesimi. (Ramazan münasebetiyle sürekli rabbim, allahu teala, peygamber efendimiz, dinimiz gibi kelimeler kullanıyorum, evet, tam bir mini çakal hareketi. Çarpılırsam bloga çelenk gönderin lütfen).
Şimdi iki üç kutuyu daha boşaltmak üzere huzurlarınızdan ayrılıyorum. Si yuv. Miyuvv.


PS: Müziğin konumuzla alakası yok, ama neşeli bişi. Solomon Burke- None of us are free. Afiyet. Bal. Şeker.

8 yorum:

ozge dedi ki...

ya berfu can benim de benzeri bir sorunum var her eşimdiye kadar yaşadığım tüm evlerime ve eşyalarıma o kadar derinden bağlandım ki hepsinden boynu bükük ayrıldım. yurt odasından bile... 6 ayda ne ara bu kadar bağ kurdum ben... şimdi biz de bir ayrılığın eşiğindeyken ve bu benim ilk kendi evimken masa koltuk sandalye her bir eşyası tipik ikea modelleri olmasına rağmen bırakıp gitmek çok zor olucak biliyorum. Marktplaats a eşyaları satışa koyarken ya da artık türkiyeye geri götürmeyim dediğim kıyafet çanta vb. eşyalarımı ayırırken elip hep tersine tersine gidiyor.

Şimdi en çok bunu duymaya ihtiyacım var. yeni bir hikaye yaratmak için mi yeni mekanlara doluşuyoruz :)

İnşallah yeni evinin en yeni misafirleri bis olurus.... hehehe höperim...

KuzeyGüney dedi ki...

Hah, iste beni anlayan bir Ozge daha:)
Sekerim evet, yerleseyim direk misafirlige bekliyorum:)

zü dedi ki...

pencerenin önünde sevişenleri özlemicik misin berfucuuum..:))

KuzeyGüney dedi ki...

En cok onlari ozliycem sekerim:)

yakınuzak dedi ki...

Berfum evin durumundan haber ver. Bir Arzu ile veyahut Rabiş ile veyahut enişten ile gelinebiliyor mu şimdi?

KuzeyGüney dedi ki...

Yavrum sen, Rabis, Umut, Arzu ve eniştem hep belabel gelseniz yine sıkıntı olmaz. Yer yatagi yaparim. Evin durumu misait. Operim.

Adsız dedi ki...

yahu be kadın ne çok sevdim yazdıklarını öyle bir içine alıyorsun ki ne yaşar ne de hugo öyle alamaz diye söylesem galatadan sarma
affına sıginirim

KuzeyGüney dedi ki...

Merciii