
Geçen pazar sabah 8.30'da güm de güm güm diye inim inim inleyen bi sesle uyandım. Ayıptır söylemesi cumartesi gecesi de içmişiz, küp gibi olmuşuz. Ben gelmişim eve 2'de, sonra dur iki müzik dinliyim diyip internette o linkten bu linke tıklaya tıklaya 4'e kadar gezinmişim. En nihayetinde yatağı zor bulup yatmışım. Sonra sabahılan güm de güm güm. İlk başta sallamadım sesi...7x24 evin önünde takılan, ot mot çekip bi dünya gezen geberesice çılgın gençlik bir davul bulmuş verediyor tokmağı sandım. Böyleee yorganı kafama iyice bi çekip rüyamıza kaldığımız yerden devam ediyoruz berfu diyerek cenin pozisyonuma geri döndüm. AmmaVeLakin ses kesilmedi. En sonunda hayırdır işallah yalebbim diyerek kalktım, ama gözüm açılmıyordu. Odanın dışına çıktım, baktım ses sokak kapısından değil mutfak taraflarından geliyor. Dolayısıyla direk "Fekat nasıl olur benim kattaki çocuklar memleketleri Alamanyadalar, o zaman mutfakta biri mi var, misal ev pandası bana dondurma mı getirdi, n'oluyo, kim kiminle nerede?" gibi düşünceler hasıl oldu bana. Sonra azıcık daha kendime gelince sesin aslında banyo kapısından geldiğini anladım. Az önceki düşünceler yerini bu sefer "Banyoda yaratık var sanırsam. Malum bu bir Dutch evi, herşey beklenir. Evet evet, bu kanal sularıyla harmanlanıp evrim geçirmiş bir balık türü, böyle kafam kadar olmuş, şimdi de kendini banyonun kapısına çarpa çarpa dışarı atmaya çalışıyor" gibi şeylere bıraktı.
En nihayetinde nedense yapılacak en gudik şeyi yaparak banyonun kapısını tıkladım. Yani düşünün, içerden biri belli ki orda kaldığı için gümbür gümbür kapılara vuruyor, ben de o kapıyı nazikçe tıklayarak "meleba" diyorum. Zira hala gözüm tam açılmamış, muhakeme yeteneği anca kanaldan çıkmış balığa hükmedecek kadar mevcut, öyle bir noktadayım.
Sonra tabiii bir kızceğiz içerden "help meeeee, help meeee" diye feryad etti. Bir yandan da ağlıyor. Meğer yarım saattir tekmeliyormuş kapıyı. Ben olanca gayretimle asıldım kapı koluna, bana mısın demiyor. Demez tabiii, kitli çünkü. Bunu idrak edene kadar da bendeniz bi 30 saniye kapıyla cebelleştim. Neden sonra aklıma bizim kilidin arada takıldığı, benim de iki hafta önce beş dakika içerde kitli kalıp tırıs tırıs korktuktan sonra artık kapıyı mapıyı kitlemeden banyoya girdiğim geldi. Sonra kıza "Dur çiçeğeeem, ağlama, seni kurariciiiiz, kaça patlarsa patlasın, evet hepimiz biliyoruz ki pazar günü tamirci bulmamız mümkün diil. Ama gerekirse kapıyı kırarız lennn, o derece" dedim.
Bu gazla kendime gelmişim sanırım ki o an "yahuuu bu kızın benim katta ne işi var, bu yukardakilerden birinin arkadaşı mı ki" diye düşünerek "kimsin, kimlerdensin" diye sordum. Ahaaaa, tam tahmin ettiğin gibi Inspector Gadget. Kız üst odada kalan Hintli kızın arkadaşıymış ve her nedense o kattaki banyoyu kullanmak yerine gelip benimkini kullanmaya karar vermiş. Bu olayı diğerlerine anlatırken bu kısımda hep şöyle demiş olmalı: Kullanmaz olaydım ayol.
Bunu öğrenir öğrenmez soluğu Dee'nin odasında aldım. Olm kapısını tıklıyorum tıklıyorum ses yok. İmörcinsiii durumundayız, privacy falan takcak halim yok diyerek daldım odaya. Dee yaz aylarında Hollanda'nın sabahın dördünde beşinde aydınlanan havasından kendini korumak için gözüne siyah bantlardan takmış mışıl mışıl uyuyordu. Benim " hişşşt hüpppp, kime diyorummm" diye haykıran sesimi duyunca, hala hatırladıkça gülmekten kendimi alıkoyamadığım bir şekilde böyle nerdeyse yatakta takla atarak kalktı. Ama gözündeki bandı çıkarmayı akıl edemediği için sağa sola bakıp "kim o, kim var, noluyo" gibi şeyler söylemeye başladı bi de. Yanii aşağıda kızcağız bekliyor, ben burda arkamı dönmüş gülüyorum. Hiç yakıştıramadım kendime dorusu:) Neyse sonunda aramızda şöyle bi muhabbet geçti:
- Dee benim ben, Berfu
-Heee (hee ama bildiğin heee. Demek ki biz haaa diyoruz hintliler heee diyor)
- Berfu len alt kattaki Berfu
-Heee
- Kızım arkadaşın banyoda kitli kaldı. Gel bi el atalım.
- Heee
-Arkadaşın yahuuu
- Heee...Berfu (evet bu noktada yavaş yavaş açılan bilince şahit oluyoruz. Ayıplamıyoruz, zira on dakka önce kendimiz de öyleydik).
- Arkadaşın diyorum, banyomda, kitli diyorum.
- Neden senin banyona girmiş?
-Yahuuu bilmiyorum da boşver şimdi. Kız klastrofobinin kitabını yazmış, travmadan travmaya koşmuş
Diyerek aşağıya geri indim. Bu arada Dee gelir gelmez kıza "ne işin var orda, ayıp değil mi milletin banyosuna giriyosun, rezil ettin beni housemate'lere, ulan akrabanın yaptığını akrep yapmaz" gibisinden bir kısım cümle sarf etti. Ben de "delimin dolumun D., olur böyle şeyler, sen ne yapmak lazım ondan haber ver" diyerek kendisini yatıştırdım. En sonunda Dee bizim evin ve yan evin ve hatta tüm sokağın sahibi olan landlord'un karşıdaki otelin de sahibi olduğunu hatırlayarak oradan yardım istemeye karar verdi. Otelde kat görevlisi olarak çalışan iki çocukceğiz ellerinde alet çantalarıyla gelip bi yarım saat cebelleştikten sonra kilidi sökmeyi beceremeyip en sonunda kapıyı külliyen sökmeye karar vererek "ya allahhh" diye menteşelere giriştiler ve mutlu sonnnn: Hintli kız kurtuldu ayol, müjdeler müjdesi.
Tabii çocuklar kapıyı yerine geri takmayı da başardılar maşşşaallah, sonra da "lütfen banyo yaparken kapıyı kitlemeyin bağğyan" diyerek ayrıldılar.
Banyoyla ilgili tek derdin bu olsun Berfum diyerek rutin ev yaşamıma geri dönmüştüm ki, bir hafta sonra, bugün, az önce bu sefer de havluyu mavluyu sarınıp banyoya gittiğimde o da nesi, karpuz lamba patlamış, içerisi zifir karanlık, pitch black adeta. Haydaaaaa, n'aparsın koçum, odaya geri dönersin, böyle şarap içip öykü yazmak için halihazırda bulundurduğun güzel mumların olduğu tabağı alırsın, yakarsın mumları, tabağı üç metrekarelik banyonun bi köşesine sıkıştırırsın ve sonra da su sıçramasın tikkkattt deyü deyü alırsın duşunu. Pek komikti halim:) Hayır böyle jakuzili makuzili bi banyoda çok hoş bir ambiyans yaratabiling bu mumlarla, fakat benimkinde adeta, hani bi deyim var ya at s..nde kelebek gibi oldu:) Neyse, haticeye değil neticeye bakarsak sevgili dostlar, yıkandık mı yıkandık. Şimdi bir an önce evsahibesine meyl atıp vıdı vıdı etmeli. Yoksa banyodaki bu uğursuzlukla bir hafta sonra delikten gerçekten mutasyona uğramış kanal paluğu çıkabilir korkarım:)
En nihayetinde nedense yapılacak en gudik şeyi yaparak banyonun kapısını tıkladım. Yani düşünün, içerden biri belli ki orda kaldığı için gümbür gümbür kapılara vuruyor, ben de o kapıyı nazikçe tıklayarak "meleba" diyorum. Zira hala gözüm tam açılmamış, muhakeme yeteneği anca kanaldan çıkmış balığa hükmedecek kadar mevcut, öyle bir noktadayım.
Sonra tabiii bir kızceğiz içerden "help meeeee, help meeee" diye feryad etti. Bir yandan da ağlıyor. Meğer yarım saattir tekmeliyormuş kapıyı. Ben olanca gayretimle asıldım kapı koluna, bana mısın demiyor. Demez tabiii, kitli çünkü. Bunu idrak edene kadar da bendeniz bi 30 saniye kapıyla cebelleştim. Neden sonra aklıma bizim kilidin arada takıldığı, benim de iki hafta önce beş dakika içerde kitli kalıp tırıs tırıs korktuktan sonra artık kapıyı mapıyı kitlemeden banyoya girdiğim geldi. Sonra kıza "Dur çiçeğeeem, ağlama, seni kurariciiiiz, kaça patlarsa patlasın, evet hepimiz biliyoruz ki pazar günü tamirci bulmamız mümkün diil. Ama gerekirse kapıyı kırarız lennn, o derece" dedim.
Bu gazla kendime gelmişim sanırım ki o an "yahuuu bu kızın benim katta ne işi var, bu yukardakilerden birinin arkadaşı mı ki" diye düşünerek "kimsin, kimlerdensin" diye sordum. Ahaaaa, tam tahmin ettiğin gibi Inspector Gadget. Kız üst odada kalan Hintli kızın arkadaşıymış ve her nedense o kattaki banyoyu kullanmak yerine gelip benimkini kullanmaya karar vermiş. Bu olayı diğerlerine anlatırken bu kısımda hep şöyle demiş olmalı: Kullanmaz olaydım ayol.
Bunu öğrenir öğrenmez soluğu Dee'nin odasında aldım. Olm kapısını tıklıyorum tıklıyorum ses yok. İmörcinsiii durumundayız, privacy falan takcak halim yok diyerek daldım odaya. Dee yaz aylarında Hollanda'nın sabahın dördünde beşinde aydınlanan havasından kendini korumak için gözüne siyah bantlardan takmış mışıl mışıl uyuyordu. Benim " hişşşt hüpppp, kime diyorummm" diye haykıran sesimi duyunca, hala hatırladıkça gülmekten kendimi alıkoyamadığım bir şekilde böyle nerdeyse yatakta takla atarak kalktı. Ama gözündeki bandı çıkarmayı akıl edemediği için sağa sola bakıp "kim o, kim var, noluyo" gibi şeyler söylemeye başladı bi de. Yanii aşağıda kızcağız bekliyor, ben burda arkamı dönmüş gülüyorum. Hiç yakıştıramadım kendime dorusu:) Neyse sonunda aramızda şöyle bi muhabbet geçti:
- Dee benim ben, Berfu
-Heee (hee ama bildiğin heee. Demek ki biz haaa diyoruz hintliler heee diyor)
- Berfu len alt kattaki Berfu
-Heee
- Kızım arkadaşın banyoda kitli kaldı. Gel bi el atalım.
- Heee
-Arkadaşın yahuuu
- Heee...Berfu (evet bu noktada yavaş yavaş açılan bilince şahit oluyoruz. Ayıplamıyoruz, zira on dakka önce kendimiz de öyleydik).
- Arkadaşın diyorum, banyomda, kitli diyorum.
- Neden senin banyona girmiş?
-Yahuuu bilmiyorum da boşver şimdi. Kız klastrofobinin kitabını yazmış, travmadan travmaya koşmuş
Diyerek aşağıya geri indim. Bu arada Dee gelir gelmez kıza "ne işin var orda, ayıp değil mi milletin banyosuna giriyosun, rezil ettin beni housemate'lere, ulan akrabanın yaptığını akrep yapmaz" gibisinden bir kısım cümle sarf etti. Ben de "delimin dolumun D., olur böyle şeyler, sen ne yapmak lazım ondan haber ver" diyerek kendisini yatıştırdım. En sonunda Dee bizim evin ve yan evin ve hatta tüm sokağın sahibi olan landlord'un karşıdaki otelin de sahibi olduğunu hatırlayarak oradan yardım istemeye karar verdi. Otelde kat görevlisi olarak çalışan iki çocukceğiz ellerinde alet çantalarıyla gelip bi yarım saat cebelleştikten sonra kilidi sökmeyi beceremeyip en sonunda kapıyı külliyen sökmeye karar vererek "ya allahhh" diye menteşelere giriştiler ve mutlu sonnnn: Hintli kız kurtuldu ayol, müjdeler müjdesi.
Tabii çocuklar kapıyı yerine geri takmayı da başardılar maşşşaallah, sonra da "lütfen banyo yaparken kapıyı kitlemeyin bağğyan" diyerek ayrıldılar.
Banyoyla ilgili tek derdin bu olsun Berfum diyerek rutin ev yaşamıma geri dönmüştüm ki, bir hafta sonra, bugün, az önce bu sefer de havluyu mavluyu sarınıp banyoya gittiğimde o da nesi, karpuz lamba patlamış, içerisi zifir karanlık, pitch black adeta. Haydaaaaa, n'aparsın koçum, odaya geri dönersin, böyle şarap içip öykü yazmak için halihazırda bulundurduğun güzel mumların olduğu tabağı alırsın, yakarsın mumları, tabağı üç metrekarelik banyonun bi köşesine sıkıştırırsın ve sonra da su sıçramasın tikkkattt deyü deyü alırsın duşunu. Pek komikti halim:) Hayır böyle jakuzili makuzili bi banyoda çok hoş bir ambiyans yaratabiling bu mumlarla, fakat benimkinde adeta, hani bi deyim var ya at s..nde kelebek gibi oldu:) Neyse, haticeye değil neticeye bakarsak sevgili dostlar, yıkandık mı yıkandık. Şimdi bir an önce evsahibesine meyl atıp vıdı vıdı etmeli. Yoksa banyodaki bu uğursuzlukla bir hafta sonra delikten gerçekten mutasyona uğramış kanal paluğu çıkabilir korkarım:)
8 yorum:
:)))) ya manyak, çok güldüm. ufacık olaydan koca hikaye cıkarmısın yine ve coook komik olmuş. hele senin yeni uyanmış halinle, elalemin banyosunu kullanmaya kalkışan münasebetsiz kızla ilk konuşma anını kafamda canlandırıyorum da börfüm.. koptum bak yine!
:)))
Ya olm,
Kızın yatakta takla atması hali beni pek bir düşüncelere gark etti. Hep böyle mi uyanıyor aceba? Bir de Rabiş'in münasebetsiz tanımlamasına katılıyorum, lakin senden bu konuda bir hareket görememişler galiba, insan bi "benim banyomu da artık kullanmazsınız diye düşünüyorum" filan diye laf sokar bari...
Ya kızım afyonum patlamamış daha, zaten normal koşullar altında da laf sokan biri değilimdir, beni bilirsin, ki o halde hiç aklıma gelmedi laf sokmak. Bi de tabii kızın yarım saattir küçücük yerde tıkılı kalması ve bir yandan da ağlıyor olması bir kısım anaç duygularımı harekete geçirdi. Bi de burda zaten "abicim millet banyoda sevişip prezervatifi ortada bırakmasın yeter" noktasında olduğumuz için buna şükür diyorum:)
Üst kat komşum da valla hep öyle mi kalkıyo bilmiyorum ama çok acaipti ya, bak yine gülmeye başladım, kareteci misin mübarek demek istiyorum kendisine:)
yüksek perdeden kahkaha attıran gerçek öyküye bayıldım Berfu. Demek kş hintliler heeeeee diomuş. Of ya ooof :)
Evet Didemcim, cultural difference'ın böylesi demek istiyorum:)
Berfum, bir haftalık tatilimin bitişinin bu ilk gününde senden "banyoda kilitli kalma" hikayesi okumak çok acayip! Zira, bir haftalık tatilimin Yalvaç ayağında, babamın yaklaşık 2,5 saat banyoda kilitli kaldığı bir macera yaşadık. Banyolar isyan ediyor bence, ne dersin? :)
Yahu, kızın takla atarak uyanmasına ve gözden bantı çıkarmadan 'kim var orada' demesine çok güldüm, öyle böyle değil.
Ya Deniz'im şahene bi andı gerçekten, görmeni isterdim. Keh keh:)
Ve fakat amcazadem neden kitli kaldı, sen bir ara onu bi yazıver bana.
e hadi berf! yeni yazı!
Yorum Gönder