Bolum baskani - ki kendisiyle munasebetim/muhabbetim yoktur - bana endiseli gozlerle bakarak 'are you all right?' diye sordu bugun. Ben de kendisine anlamayan gozlerle bakarak 'Yes, sure, are you?' dedim. Bu sefer o bana anlamayan gozlerle bakarak 'fine, fine' dedi. Sonra ben konuyu degistirmek icin hemen atak yaptim : 'mutfaga kanepe alacaktin, ne oldu?'. ''Is-guc arasinda unuttum, iyi hatirlattin, hemen birini gorevlendireyim de IKEA'dan aldirtayim kanepeyi'' dedi. Ve sonra ne cok, pek cok calistigindan bahsetti bahsetti bahsetti...
Bolum baskani neden bana endiseli gozlerle bakiyor? Bunun bir hafta once beni koridorda kistirip 'Berfu, nerelerdesin cocugum? Seni aylardir gormuyorum' diyen 65 yasindaki Charles amcayla ilgisi var mi? Ya da erteleye erteleye bir hal oldugum deneyim yuzunden sikinti yapma ihtimali olan danismanimla? Velhasil bayram degil seyran degil bolum baskani beni niye optu yav? Hayirlisi. Diyip gecelim.
Burda hava korkarim bir daha hic duzelmeyecek. Bana artik oyle gelmeye basladi. Bugun sehrin gobeginde kayak kiyafetiyle yuruyen bir abi gorunce durumun ciddiyetini daha bir kavradim. Fakat tam da onun yanindan gecmekte olan mini etekli ve topuklarini karlara batira cikara giden Dutch kiz goruntusu nasil bir tezat yaratir beyinlerde sevgili okur? Adeta devreleri yakabilirsiniz o anda. Kayak kiyafeti-mini etek- kayak kiyafeti--mini - bizzzt---viztt falan die.
Size Air Doll diye bir filmden bahsetcektim ama cok usendim. Hem blogu hurriyet pazara cevirmeye ne gerek var degil mi? Bir de fikra anlatasim var ama karadeniz sivesi lazim, onu da yaziyla veremiyor insan. Anlatmis kadar olayim mi fikra dagarcigi zengin okur?
Ben en iyisi daha fazla yazmayayim. Icime kurt dustu bolum baskaninin endiseli hallerinden sonra. Bunlar oyle yoktan yere endiselenmez kocum. Valla bak. En iyisi ben de endiseleneyim diyorum ve bu vesileyle hafiften vesvese yaparak isime-gucume donuyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder