29 Mart 2010 Pazartesi

Hayat Bilgisi guzel kitapti bence


Vay canina, bu sabah erken kalktim, cabuk yol aldim. Kendime bir yildizli pekiyi, bir de yildizsiz pekhos. Hihhh, karnelerimiz oyle olsaydi keske cocukken, ne matrak olurdu.

Turkce: pek hos
Matematik: pek hos diil
Hayat Bilgisi: yandan yemis
Resim: pek ala
Turkiye'ye bir dahaki gidisimde sahaflardan hayat bilgisi kitabi alicam. Gercekten. Hem de mumkunse tam 1987 basim olsun. Yani benim ilkokul-1 donemime tekabul etsin. Nedense cok net hatirlamiyorum o kitabi. Akrabalik iliskileri ile ilgili bir bolum vardi sanki. Saglikla ilgili baska bir bolum, iste ellerimizi yikayalim, disimizi fircalayalim cocugum gibisinden. Baska ne vardi? Hatirlayan varsa beri gelsin.

O diil de yedi yasindaki naif ve suursuz bunyelere 'Hayat Bilgisi' baslikli bir kitap okutuyorsak, ben cok sey beklerim o kitaptan haci. Cok tasakli isim bence, insan bir anda aydinlanmayi falan bekliyor. Gerci 7 yas da oyle gudik bir yas ki insan en alakasiz seyle bile aydinlanabilir. Misal sunu okur sab-i subyan: Yurdumuzda dort mevsim yasanir. ilkbahar yaz sonbahar kis. Her mevsim uc aydan olusur. Ve bunu okuyan safdil bir anda der ki 'len sindi mart kis degil ilkbahar ayi miymis? Vay anasina, vay didim, vay ki vay hey ki hey'. Dalga gecmeyin, bana aynen boyle olmustu. Kicimin dondugu mart ayinin ilkbaharin baslangici oldugunu hayat bilgisi kitabindan ogrenmis ve acaip sasirmistim. Diyorum iste, faydali kitap. Bundan mutevvellit kendisini su yasimda tekrar okumak istiyorum. Eminim bana cok onemli bir sir verecek. Ornegin soyle birsey olabilir: Kadinlar ev isleriyle ugrasirlar. Erkekler de calisip eve ekmek getirirler. Boylece offleye pofleye yaptigim su doktorayi bir cirpida birakip memlekete donup, kendimi ev isine verip, hayirli kismetlerimi bekleyebilirim. Bana hic yakistiramadin di mi? Ama ben de seni memnun etmek icin yasamiyorum su hayati sevgili okur, lutfen kendine gel. Kadinlar ev isleriyle ugrasirlar, erkekler de calisip eve ekmek getirirler. Bin yillardir evrim sureci boyle islemis hayvanindan insanina. Modernite falan derken durduk yere degistirdik duzeni, herkese sikinti oldu bence.

Bir de Milli Egitim Bakanligi'nin izni olursa ben de bir Hayat Bilgisi kitabi yazmak niyetindeyim. Unite isimleri ustunde dusunuyorum, yakinda buraya Icindekiler kismini basacagim, o zaman geribildirimlerinizi alirim allahin izniyle.

O zaman yine allahin izniyle yazimizin sonuna geldik.
Dedigimi unutmayin. Kadinlar ev isleriyle, evet, oyle. Iste o kadar.

Resim: ''Etkinliklerle Hayat Bilgisi'' demisler ama nasil bir etkinlik, ne gibi bir etkinlik? Catliycam meraktan.

12 yorum:

Deniz Ural dedi ki...

Olm Mart kış ayı değil miydi yav? Hani Ocak-Şubart-Mart kış, gerisi böyle üçlü üçlü gidiyor? Fakat Aralık sonbahar oluyor bu durumda ki bu da pek saçma oldu. Hani o pano vardı ya yılı dörde bölüp zavallı bir ağacın dört halini gösterirdi duvarda. Hayat Bilgisi kitabı bilgileriyle çelişiyordu bence kendisi. O yıllarca kafamı karıştırdı, benim de o panoya kafam girsin :)

Bir de 3. sınıftan itibaren duvarda peydah olan tarih panosu vardı ki ona hiç değinmek istemiyorum. Hala çağların bir yıl içerisinde "evet hazır mısınız, çağ atlıyoruz, hoop!" şeklinde atlandığına dair bir zemin düşünce var kafamda. Hatırladın mı onu? Ehe, ne fenaymış yav.

Bence kitabın bahsettiği etkinlikler tam olarak bu yaptıklarımızdır. :)

dilimin kiri dedi ki...

hatırlayan var beri geliyor berfucum. benim bu kitaba dair ilk ve tek hatırladığım şey son sayfadaki boyama kısmı ve altındaki hayata dair çok derin anlamlardı. resimde anne mutfakta ocak başında yemek pişiriyor arkada at kuyruğu olan bi kız çucuğu da masaya tabak diziyordu. çiftlik gibi bir yerdi, kafferenki çitli filan, babayla oğlan çucuğu da bahçede uğraşıyolardı. boyamanın altında kız çocukların anneye oğlan çocukların da babaya yardım etmesi gerektiği yazıyodu. (yok yani öyle memlekete kaçış orada da iş var) ben hatta çok üzülmüştüm babama kimse yardım edemeyecek diye. resimdeki oğlan çocuğunun yaptığı gibi kendisine hiç tornavida uzatılamayacaktı adamcağızın. milli eğitimin izniylen kitap yazarken bu hususa dikkat eder misin berfucum? herkeşler benim gibi kalakalmasın alimallah. arada değiş tokuş olsun. bi de anne yemek hazırlarken oğlan çucuk bubaya yardım etsin ama kız çocuk dötü devirip sedirde tv izlesin. arada çitlerin yanında babaya yardım edermiş gibi yapar o. herkesin gönlü güzellenir o zaman..

KuzeyGüney dedi ki...

Sekerim Z., fevkalade birsey hatirlamissin. Valla gozumde aynen canlandi. Demek sana dert olmustu o, kiyamam:)Not ettim, bu konuyu ilgili unitede isleyecegim.

KuzeyGüney dedi ki...

Ya Deniz evet, o tarih cetveli beni de dehsete dusurmustu ilk gordugumde. Bir anda karar verip cag atlamak nasil mumkun oluyor, bir turlu kavrayamamistim. Hey gidi:)
Agaci da bildim, bilmem mi.
Kis giysileri ve yaz giysileri panosuna ne demeli. Kis giysilerinde ayakkabi kisminda orgu patik olurdu:)

elinethuil dedi ki...

Allahin izniyle diye bitirdigin yazinla MEB in gozunde kredi topladiigna eminim Berfu. Bir sonraki Hayat bilgisi editorlugunu teklif etmeleri an meselesi olabilir hatta :D

KuzeyGüney dedi ki...

Ha haa:) Doğru. Tribünlere mi oynadım acaba cevat Abi. Ebet.

Billur dedi ki...

Oncelikle Mart kapidan baktirir kazma kurek yaktirir. Yeni hayat bilgisi kitabina mutlaka eklenmeli, aylarin tekabul ettikleri mevsimlere guvenip disari cikanlar sonradan buna pisman olabilirler.
Bi de tarih panosu denmis. Ben merak ediyorum senelerdir biz caglari ogrendik de ne isimize yaradi. senelerdir hala yakin cagdamiyiz. Yakin cag ne zaman uzaklasir vs...

Ayrica yeni hayat bilgisine mutlaka giyim kusam gelenkleri eklenmeli. Satir aralarina felsefik seyler koyulmali. Bu akp hukumeti turkce kitaplarina koyduklari okuma parcalariyla bile beyin yikiyor. Biliyor musunu, ilkokul turkce kitabinda bir parcada gunesin yararlari anlatilirken, gunes D vitamini kaynadigir, elleriniz ve yuzunuz gunes gorse kafidir diyerek tessettur satir aralarindan temize cekiliyor. Ve daha boyle bir cok enteresan sey. Berfujum hayat bilgisi kitap basliklarini heyecanla bekliyorum. Yerli mali haftasi unutulmamali ama bunu cinmali haftasina cevirmekte fayda goruyorum gunumuzde hahahah

KuzeyGüney dedi ki...

Billurum biliyo musun, bu yazıyı yazarken benim de aklıma direk yerli mali haftası geldi. Onunla ilgili ayrı bir post yakında blogumuzda yerini alacak efendim.
Önerilerinizi de dikkate alacağım:)
Bu arada hakikaten halen yakınçağ'da mıyız ya?

primavera dedi ki...

ya annemin okula her gittigimde ben, hala bu tarih caglarina takilirim. bu yakin cag Fransiz Devrimi ile basladi ya hani, 220 yil once; olmadi mi? bitmedi mi? ne zaman sonu gelcek? ya bir de yakin cagdan ciktigimizi nasil anliycaz? hadi istanbul'un fethi, fransiz devrimi geriye bakinca anliyoruz da, acaba Fatih istanbul'u fethederken farkinda miydi ne yaptiginin?
bir de o kitapta kitap okurken kitabi gozumuzden 20 santimetre uzakta tutmamiz gerektigi yaziyordu. bu da yaklasik iki karisa mi tekabul ediyormus. ben iki elimi karis icin kullaninca kitabi tutacak elim kalmamisti, hem cok uzulmustum hem de kitabi yazanlarin aptal oldugunu dusunmustum :) sen yazma boyle seyler...

KuzeyGüney dedi ki...

Ebrucum 20 santimi de hatırlamıyorum bak, direk saçma bulmuşum demek ki:) Çağ olayı dediğim gibi bir muamma ama muhtemelen ileride bizim çağa teknoloji çağı diycekler:)

yakınuzak dedi ki...

Olm ben, bu okullarda mevcut tarih çizgisinde Karanlık Çağ'a fena halde takılmıştım. İşte o taş bu taş derken bi çağ var ki, nasıl karanlık kız girsen dul çıkarsın yeminle. Ben nasıl merak ediyorum. Allam ne var bu karanlıkta diye. Bir kere öğretmene sormuştum, oraları bilmiyoruz hiç demiştiim. Ben iyice kaybetmiştim kendimi, ne var acaba ne var ne var diye. Böyle fantastik şeyler geliyor aklıma. Bir de babam o zamanlar Tanrıların Arabaları'nı anlatıyor bana, uzaylılar piramitleri yapmış filan diye. Ben iyice kaybediyorum kendimi, yoksa uzaylılar mı vardı orada filan diye. Bak gizem merakım ta o zamanlardan. Hala da bilmem ne var Karanlık Çağ'da.

KuzeyGüney dedi ki...

Aslım yirim yirim yirim. Demek Karanlık Çağ'a takmıştın sen. Hakikaten ama, çok gıcık şeylere tekabül ediyor gibi, tuhaf bir çağrışım yaratıyor. Hak veriyorum sana ballıbörek. Bu arada "kız girsen dul çıkarsın" lafına iki saat güldüm. Kimin lafı len o? Hollanda Türk cemiyetine kazandıracağım bu deyişi, hastası oldum:)