11 Ağustos 2010 Çarşamba

Bazen düşünmek istemiyorum ve hatta gerçekten aptal sarışın olmak bile istiyorum zaman zaman




Bugün çok sevdiğim bir kızın fotoğraflarına bakarken feysbukta, yine "tövbe estağfurullah" noktasına geldim. Niye diycen. Hazır ramazan sularında seyrediyoruz bence bol bol tövbe etmekte fayda var, ama esasen ondan degil, fotoğraflardan dolayı bir nutkum tutulmuş. Bu arkadaşım şeker kız candy modunda, dünyanın en tatlı en sevimli yedi harikasından biri. Yaklaşık olarak 15 senedir aynı adamla beraber ve bu onbeş senenin son üç senesinde de yüzüklü müzüklü, gelin damat formatında meşru bir birliktelikleri var. Buraya kadar sıkıntı yok. Sıkıntı arkadaşım ve eşi herhangi bir partiye iştirak edince ortaya çıkıyor. Zira kızın en yakın iki kankası ve onların beş-on senelik sevgilileri ne zaman hep beraber eğlenmeye çıksalar muhakkak enteresan fotoğraflar çektirip feysbuk'a koyuyorlar. Nasıl mı? Şöyle canım, anlatiiim. Kızın kocası fotoğrafta ortada, çevresinde de diğer iki hatun. Hatunlardan biri, misal kırıtık bir şekilde çocuğun kravatından asılmış, diğeri de poposunu çocuğa dayamış. Ya da efendim, diyelim ki benim arkadaş ortada, bu sefer de oğlanın yakın arkadaşları kızı kucaklamış, biri kulağına üflüyor diğeri başka bir şey yapıyor. Bu minvalde seyreden bir dizi fotoğraf, altında da "uvv yuar so seksi beybi" formatinda, şakşakçılar tarafından bırakılmış bir dizi yorum (Facebook şakşakçısı kavramı, evet, bence sosyologlar incelemeli. Çok ezik, kayıp bir grup).

Neyse. Kaç zamandır aynı formatta fotoğraflara maruz kalınca bugün bir düşündüm: len bunlar manyak mı acaba karı koca ve hatta eş-dost? Sonra da dedim, belki de bu grup yıllardır aynı adamla/kadınla birlikte oldukları için böyle. Yani o kadar sıkılmışlar ki bu tip şeyler tatlı heyecan yaratıyor. Onbeş senedir birlikte olduğun adam değil başka biri gelip boynunu öpüyor ve de üstelik bu oldukça modern bir çerçevede "having fun" başlığı altında, kitabına uygun yaşanıyor.

Kimseyi yargılamam hayatta. Bilakis direk bağrıma basarım. Bu yazıyı yazmamın nedeni de bu tipleri yargılamak değil asla. Beni düşündüren yine aynı şey oldu: yıllarca aynı kişiye bağlı kalmak mümkün mü? Değil gibi be ya. Ne kötü di mi. Kendimi düşünüyorum, hep uzun upuzun ilişkilerim oldu ve ne zaman işler ciddiye bindi, ben kaçtım. Bağlanma problemi falan değil benmkisi, başka bir şey. Ne olduğunu anliyor gibiyim: O çok sevdiğim arkadaşım gibi olmak istemiyorum. Yıllarca aynı adamla birlikte olup başka bir dokunuşu özlemek istemiyorum. Bu nasıl mümkün olur, onu henüz bilmiyorum. Belki "once in a lifetime" diye tabir edilen o şeyi bulunca...

Ağır girdim be sevgili okur. Şarap da fena bişi zaman zaman.
Öperim.

12 yorum:

Serendipity dedi ki...

Ne demmiş atalar? Düşün düşün .oktur işin! Mesela benim de canım bugün hem saç kestirmek hem ayakkabı almak istiyor. Nası bir devreler yanık sen düşün! Bak gene düşün dedim ya!

KuzeyGüney dedi ki...

Hem saç kestirmek hem ayakkabı almak istiyorsan durum fenaymış Didemcim:) Ama ikisini de yap derim. Hatta bir de üstüne kocaman pasta ye:)

Deniz Ural dedi ki...

Ben derim ki kuzum, her kadın kendi bastırılmış zihnine göre adam arıyor. Yüzeyine göre adam bulanlar zamanla cozutuyor. Eh, modern zamanlardayız, adamlar için de geçerli sanki bu. Davul dengine dengine çalıp ritmi yakalarken melodiyi kaçırıyor.

Zaman denen hedenin yavşaklığı, iki yüzlüğüğü malumumuzdur zaten; "bak nasıl yavaş gidiyorum, bir türlü geçip gitmiyorum" der, yıllar sonra "ah nasıl da akıp gitmişim" der pislik.

Senin yazından çıkarak bu minvalde yürüyen aklım henüz sonuca varmadı, varınca haber ederim. Öperim.

Billur dedi ki...

Aşk ve bağlanmanın iki yüzü diye bir kitap var, o biraz açıklıyor bağlanamama durumunu. Ben de kendimde güven sorunu olduğunu teşhis ettim. Bir de sanırım bu bir ömür sadece biriyle olunur mu olayı kız tipine göre de değişiyor. Ne kızlar tanıdım, yalnız kalmayayım da kim olursa olsun modunda. Ben ise varsa bir babayiğit yalnızlığımı aldatmaya değecek, çıkşın karşıma modundayım. Sonumuz hayır olsun Berfucuummm

Hayat Belki Bazen dedi ki...

Yıllarca aynı kişiye bağlı olmak mümkünmü?:)Bunun cevabı bağlı olduğun kişiye göre değişir galiba. Ne hayır denebilir buna, ne de evet.Bilikte olduğun kişi ve bilikteliğinle ilgili mutlulukla ilgili bu cevap sanırım.Hayat bu, herşey olabilir.Arkadaşınla ilgili; benzer tavıları bende tasvib etmiyorum ama eğleniyorlarsada ne mutlu onlara:)

KuzeyGüney dedi ki...

Deniz, kuzum ne demissin sen, anlamadim. Sanki baska bir seye sinirlenmissin, benim yaziya yorum yapmissin:)

KuzeyGüney dedi ki...

Aminnnn Billurcum:) Keske annem gibi olsaydim diyorum bazen. Modern zamanlar falan derken hepimiz bir tuhaf olduk. Bakiyorum anneme, vallayi ne guven problemi ne baglanma sorunu. Mis gibiymis yaa.

KuzeyGüney dedi ki...

Hayatcim evet, iste ben de ondan 'once in a lifetime' diye tabir edilen o iliski insani bulunursa baglilikta sikinti olmaz muhtemelen diye yazmistim.

Arkadasimin tavirlarini tasvip etmemek de degil de, benimkisi daha cok 'oyle evli olacagima hic olmayayim' gibi bir durum...

Dişi Geyik dedi ki...

Hey ordakiler siz kaç kişiniz?Anam anam anam , ben nasıl bir insan silsilesi içine daldım böyle bu bloglar aracılığıyla?Gerçek hayatta nerdesiniz ey insanlar?

Ben niye bu kadar yalnızım?Yalnızlığı gidermek için araya zahiri görüntüler sokmak iyi bir çözüm yolu mudur?Yoksa tek başına kalmak ,en doğrunun bir gün geleceği umuduyla yaşamak mıdır hayat?En doğru gelse ne olacak, aşk illaki bitmeyecek mi ?Öyle kimin eli kimin cebinde belirsiz olanından değil,tükenmeyen aşk istiyorum ,elde patlamayan güven,heyecanı bir ömür süreninden,kalp çarpıntısı yaratan , soluk borusuna cuk diye oturup nefes keseninden.

Sözde değil , özde olanından.Bulunur mu yeryüzünde?

İplikleri yırtık bir çadırın sığınak olduğu , aşkın sonuna dek dans edildiği günler ya çok eskilerde kaldı yada hiç yaşanmadı…

KuzeyGüney dedi ki...

DisiGeyik, hosgeldin.
Bazen ben de senin gibi umutsuz oluyorum bu mevzuda (parcadan da anlasilmistir). Ama sonra unutup yine umutlu oluyorum. Kendini yalniz hissetme konusuna gelince, ben en cok dostlara siginirim oyle zamanlarda...Sevgiliymis, prensmis, en mukemmeliymis bunlari da baklemekten vazgecmek lazim diye dusunuyorum - ki beklemedigin bir anda carpilmak en guzelidir:)

Dişi Geyik dedi ki...

Dostlar hep uzaklarda KuzeyGüney,yalnızlıkta biraz kanıma işledi,kendinden başkasına tahammül edemiyor insan bu noktadan sonra.Gönül mevzunda hiçbir zaman umutsuz olmamama rağmen geçtiğimiz pazar öyle bir adamla tanıştım ki,iyice anladım , zor işler bunlar.Kafa yormak bile gereksiz.Bundan sonraki yazımın ana temasınıda belirledi sağolsun: Kadınsız hiç olan adamlar...

KuzeyGüney dedi ki...

Hmmm, merak ettim:) O zaman bir sonraki yazini dort gozle bekliyoruz diyeyim.